Enerji Yoğun Sanayide Tüketim Takibi: Fatura Neden Açıklanamıyor?

Ay sonunda fatura geliyor, tutar geçen aydan yüksek çıkıyor ve masada kimse sebebini söyleyemiyor. Üretim arttı mı, bir ekipman mı fazla çekti, bir vardiya mı farklı çalıştı. Elde tek bir toplam var, onun içi yok.

Tek sayaç, tek satırlık bilgi

Enerji yoğun bir tesiste ölçüm çoğu zaman tek noktada duruyor: girişteki sayaç.

O sayaç doğru ölçüyor. Sorun ölçümün yanlış olması değil, çözünürlüğünün olmaması. Tesise giren toplam enerjiyi biliyorsunuz ama o enerjinin içeride nasıl dağıldığını bilmiyorsunuz.

Bu durumda yapılabilecek tek şey tahmin. Ekipmanların etiket değerleri toplanıyor, çalışma saatiyle çarpılıyor ve ortaya bir tablo çıkıyor. Tablo mantıklı görünüyor ama gerçekle ilişkisi zayıf; çünkü ekipmanlar etiket değerinde çalışmıyor, yükleri değişiyor ve bazıları boşta beklerken de çekiyor.

Faturayı açıklayamamanın sebebi burada. Ölçülmeyen bir şey açıklanamıyor.

Enerji nereye gidiyor sorusunun cevabı bölümde değil, ekipmanda

Yaygın ilk adım tesisi bölümlere ayırmak: döküm, işleme, montaj, yardımcı tesisler.

Bu ayrım faydalı ama yetmiyor. Bir bölümün tükettiği enerji, o bölümdeki bir tek ekipmandan geliyor olabilir ve bölüm bazında bakan biri bunu göremiyor.

Asıl kırılma noktası şu soruda: hangi ekipman, hangi çalışma durumunda, ne kadar çekiyor.

Bir kompresörün yük altında çektiği ile boşta çektiği farklı. Bir fırının ısınma dönemi ile rejim dönemi farklı. Bir hattın üretim yaparken çektiği ile bekleme durumunda çektiği farklı.

Bu bilgi olmadan yapılan her tasarruf çalışması, en görünür ekipmanı hedef alıyor ve çoğu zaman en görünür olan en çok tüketen olmuyor.

Sürekli olmayan ölçüm işe yaramıyor

İkinci yaygın yaklaşım dönemsel ölçüm: bir cihaz getiriliyor, birkaç gün ölçüm alınıyor, rapor çıkarılıyor.

Bu yöntem bir fikir veriyor ama karar dayanağı olmuyor. Sebep, enerjinin zamana bağlı davranması.

Vardiyalar farklı çalışıyor. Ürün karması değişiyor. Mevsim, dış sıcaklık ve nem soğutma ve ısıtma yükünü doğrudan değiştiriyor. Bakım öncesi ve bakım sonrası aynı ekipman farklı çekiyor.

Üç günlük bir ölçüm bu değişkenlerin hiçbirini içermiyor. Sürekli ölçüm ise değişkenleri kendiliğinden yakalıyor: uzaktan izleme ve kontrol.

Kurulum tarafındaki asıl soru: nereye ölçüm konacak

Her ekipmana ölçüm koymak teknik olarak mümkün ama gerekli değil.

Belirleyici olan üç ölçüt var. Ekipmanın gücü, çalışma süresi ve tüketiminin değişken olup olmadığı. Sürekli çalışan ve yükü değişen bir ekipman, ara sıra çalışan büyük bir ekipmandan daha çok bilgi taşıyor.

Pratikte tesislerin çoğunda tüketimin büyük bölümü az sayıda noktadan geliyor. Doğru kurulan bir ölçüm düzeni bu noktaları kapsıyor, geri kalanı toplu olarak izliyor.

Panodaki mevcut altyapı da belirleyici. Bazı noktalar hattı durdurmadan ölçülebiliyor, bazıları planlı bir duruş gerektiriyor. Bu ayrım kurulum takvimini doğrudan etkiliyor ve projeye başlarken çıkarılması gerekiyor: üretim ve enerji otomasyonu.

Veri toplandıktan sonra başlayan asıl iş

Ölçüm noktaları kuruldu, veri akıyor. Buradan sonrası çoğu projede zayıf kalıyor.

Ham tüketim verisi tek başına kimseye bir şey söylemiyor. Anlamlı hale gelmesi için üretimle ilişkilendirilmesi gerekiyor: birim üretim başına tüketim.

Bu oran, tesisin gerçek performans göstergesi. Toplam tüketim üretim arttığı için de artabiliyor; bu kötü bir şey değil. Kötü olan, üretim sabitken tüketimin artması ya da birim başına tüketimin zamanla yükselmesi.

İkinci gereklilik alarm. Bir ekipmanın normalden fazla çekmeye başlaması, çoğu zaman bir arızanın ilk belirtisi. Filtre tıkanması, rulman aşınması, kaçak, ayar bozulması. Bunlar fatura geldiğinde değil, olduğu gün görülebiliyor: SCADA ve HMI.

Bir metal işleme tesisinde

Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.

Metal işleme yapan bir tesis. Enerji, toplam maliyet içinde en büyük ikinci kalem ve giriş sayacı dışında ölçüm yok.

Tüketimin büyük bölümünün fırınlardan geldiği düşünülüyordu. Tasarruf çalışmaları da yıllardır fırın tarafında yapılmıştı.

Ölçüm noktaları kurulduğunda tablo değişti. Fırınlar beklenen kadar tüketiyordu, sürpriz yoktu. Sürpriz basınçlı hava tarafındaydı.

Kompresörler, üretim durduğunda da çalışmaya devam ediyordu. Sebep açıktı ama görünmüyordu: hatta kaçaklar vardı ve kaçak, sistem basıncını düşürdüğü için kompresör vardiya dışında da devreye giriyordu.

İkinci bulgu vardiya farkıydı. Aynı ürün, aynı hat, iki vardiyada belirgin şekilde farklı tüketiyordu. Fark ekipmanda değil, bekleme sürelerindeydi: bir vardiyada hat mola boyunca açık bırakılıyordu.

Üçüncü bulgu bir ekipmanın zamanla artan tüketimiydi. Ölçüm bunu haftalar içinde gösterdi, arıza henüz duruş üretmeden bakıma alındı.

Bu üç bulgunun hiçbiri fırınlarla ilgili değildi ve hiçbiri ölçüm olmadan görülemezdi.

Nereden başlanır

Sıra önemli ve çoğu tesiste tersten kuruluyor.

Önce ne ölçüleceği belirleniyor: hangi ekipmanlar, hangi çözünürlükte. Sonra ölçüm noktaları kuruluyor ve panodaki mevcut duruma göre takvim çıkarılıyor. Ardından veri tek bir yerde toplanıyor: enerji, filo ve saha IoT. En son da veri üretimle ilişkilendiriliyor ve alarm eşikleri kuruluyor.

Ters kurulan projelerde önce yazılım seçiliyor, sonra “hangi veriyi besleyeceğiz” sorusu geliyor. O noktada ölçüm altyapısı olmadığı için ekran boş kalıyor.

Codigno tarafında

Enerji ve mikroşebeke ve endüstri ve üretim tarafında tüketim takibi, ölçüm noktalarının belirlenmesinden veri ekranına kadar tek hat olarak ele alınıyor.

Saha tarafındaki ölçüm ve haberleşme için üretim ve enerji otomasyonu, verinin merkezde toplanması için IoT çözümleri tarafı devreye giriyor.

Sık sorulan sorular

Giriş sayacı yetmiyor mu?

Toplam tüketimi doğru veriyor ama dağılımı vermiyor. Faturanın neden değiştiğini açıklamak için enerjinin içeride nereye gittiğinin görülmesi gerekiyor.

Her ekipmana ölçüm koymak gerekir mi?

Gerekmiyor. Tüketimin büyük bölümü genelde az sayıda noktadan geliyor. Doğru kurulan bir düzen o noktaları kapsıyor, geri kalanı toplu izliyor.

Kurulum üretimi durdurur mu?

Bazı noktalar hattı durdurmadan ölçülebiliyor, bazıları planlı duruş gerektiriyor. Bu ayrım projeye başlarken çıkarılıyor ve takvim ona göre kuruluyor.

Dönemsel ölçüm raporu yeterli olmuyor mu?

Fikir veriyor, karar dayanağı olmuyor. Vardiya, ürün karması ve mevsim tüketimi değiştirdiği için birkaç günlük ölçüm bu değişkenleri içermiyor.

Tüketim verisi hangi rakamla anlamlı hale geliyor?

Birim üretim başına tüketimle. Toplam tüketim üretim arttığı için de artabiliyor; asıl bakılması gereken üretim sabitken tüketimin nasıl davrandığı.

Enerji izleme sistemi arıza da yakalar mı?

Yakalayabiliyor. Bir ekipmanın normalden fazla çekmeye başlaması çoğu zaman arızanın ilk belirtisi oluyor ve duruş yaşanmadan önce görülebiliyor.

Faturanızın içini görebiliyor musunuz? Tesisinizin ana tüketicilerini ve mevcut ölçüm durumunuzu paylaşın; hangi noktalara ölçüm gerektiğini ve hangi sırayla kurulacağını birlikte çıkaralım.

Facebook
Twitter
Email
Print