AR-GE: Donanımı da yazılımı da kendimiz geliştiriyoruz
NEDEN GELİŞTİRİYORUZ
Katalogdan seçilen ürün her tesise uymuyor
Bize gelen işlerin çoğu, hazır bir ürünün denendiği ve tutmadığı yerden geliyor.
Bir maden ocağında yeraltı tünelinde çalışması beklenen bir sistem satın alınıyor, ocağın kendi koşullarında beklenen sonucu vermiyor. Betonarme kolonların arasında bir depoda kurulan sistem, raflar dolduktan sonra farklı davranıyor. Yirmi yıllık bir tezgâhtan veri alınmak isteniyor, tezgâhın böyle bir çıkışı yok.
Bu noktada işletmenin önünde iki kapı kalıyor. Ya tedarikçiden bir değişiklik istiyor, ki çoğu tedarikçi kendi ürününün gömülü yazılımına dokunmuyor. Ya da aradaki boşluğu kendi ekibiyle kapatmaya çalışıyor. İkisi de zaman kaybı.
Bizi arayan da genelde satın almacı olmuyor. Bakım müdürü oluyor, üretim müdürü oluyor, bir şantiyede iş güvenliği uzmanı oluyor. Yani ürünü seçen değil, ürünle yaşamak zorunda kalan kişi.
AR-GE’yi bunun için yapıyoruz. Sattığımız şeyin içine girebilelim diye.
NE GELİŞTİRİYORUZ
Dört alanda geliştirme yapıyoruz
AR-GE tarafındaki işlerin tamamı sattığımız ürünlerin içinden çıkıyor. Bir müşteride karşılaştığımız sorun, o ürünün bir sonraki sürümünde çözülmüş oluyor.
Konum takibinde kullandığımız etiketin devre kartı da gömülü yazılımı da burada geliştirildi.
Belge okuma, teklif kıyaslama ve talep değerlendirme. Kaydetme tuşuna her zaman insan basıyor.
Eski tezgâhtan veri almak da farklı marka cihazları aynı akışa sokmak da bu işin parçası.
Kartı ve NFC'yi okuyan tablet, yetki katmanı ve personel kaydı tek zincir olarak kurgulanıyor.
DONANIM
Etiketin kartını da biz çiziyoruz
Konum takibinde kullandığımız Codigno Tag Pro bizim tasarımımız ve bizim üretimimiz. Devre kartından kutusuna, gömülü yazılımından sahada nasıl davrandığına kadar hepsi burada gelişti.
Bu, sahada iş yapış şeklimizi değiştiren bir şey. Bir müşterinin tesisinde alışılmadık bir durum çıktığında, cevabı bir tedarikçiden beklemiyoruz. Kartı çizen kişi de gömülü yazılımı yazan kişi de aynı binada oturuyor.
Sahada bir davranış beklediğimiz gibi çıkmadığında önce cihazın kendisine bakabiliyoruz. Kutuyu açıp ölçebiliyor, gerekiyorsa gömülü yazılımı değiştirip ertesi gün aynı tesise yeni sürümle gidebiliyoruz. Dışarıdan alınan bir cihazda bu döngü haftalar sürüyor, çoğu zaman da hiç kapanmıyor.
Donanım tarafındaki çalışmalarımız tek bir üründen ibaret değil. Prototipleme ve test tarafında müşteriye özel kart tasarımı, sensör kartları ve saha cihazları geliştiriyoruz. Bunların bir kısmı hiçbir zaman katalog ürünü olmuyor, tek bir tesis için tasarlanıyor ve orada kalıyor.
YAPAY ZEKÂ
Yapay zekâ önerir, kararı siz verirsiniz
Yapay zekâ tarafındaki çalışmamız Codigno ERP içinde yürüyor ve tek bir prensip üzerine kurulu: sisteme hiçbir kayıt yapay zekâ tarafından yazılmıyor.
Tedarikçinin gönderdiği teklif belgesi okunup teklif tablosuna dolduruluyor, ama dolan hücreler sarı işaretli geliyor ve kaydet tuşuna satın almacı basıyor. Bir talebin eksikleri kalem kalem çıkarılıyor, talep sahibine gidecek revizyon notu hazırlanıyor, o notu gönderen yine insan oluyor. Gelen tekliflerde kalem bazında en uygun tedarikçi öneriliyor, siparişi açan kişi değişmiyor.
Bunu kibarlık olsun diye yazmıyoruz. Ürünün gerçek davranışı bu, ekranlarda da böyle yazıyor.
İkinci bir tasarım kararımız daha var. Yapay zekâ servisi kapalıysa, ulaşılamıyorsa ya da o kurulumda hiç yapılandırılmamışsa iş akışı durmuyor, kullanıcı kaldığı yerden devam ediyor. Yapay zekâ üründe zorunlu bir bağımlılık değil, isteğe bağlı bir hızlandırıcı.
Model anahtarları da müşteri kurulumunda durmuyor. ERP hiçbir model sağlayıcısına doğrudan bağlanmıyor, çağrılar bizim merkezi servisimiz üzerinden geçiyor.
SAHA VERİSİ
Yirmi yıllık makineyi konuşturmak
Dijitalleşme konuşmalarının çoğu, sahadaki ekipmanın hepsi yeniymiş gibi başlıyor. Gerçek fabrikalarda öyle değil. Aynı holde 2005 model bir pres de duruyor, geçen sene alınmış bir hat da.
Sensör ve gateway entegrasyonu tarafındaki çalışmalarımız bu karışıklığı hedefliyor. Eski ekipmandan veri almanın yolunu bulmak, farklı marka cihazları aynı akışa sokmak, sahada kesilen bağlantıya rağmen kaydın kaybolmamasını sağlamak.
Endüstriyel haberleşme tarafında da benzer bir iş var: birbiriyle konuşmayan sistemleri aynı masaya oturtmak. Bu işin katalogdan çözülen bir tarafı yok, her tesiste yeniden çalışılıyor.
Konunun tamamen dışındaysanız nesnelerin interneti yazımız başlangıç için iş görür.
GEÇİŞ KONTROLÜ
Kapı artık tek başına çalışmıyor
Akıllı geçiş ve kapı kontrolü tarafında geliştirdiğimiz şey, kapıyı açan bir cihazdan fazlası. Kartı ve NFC’yi okuyan tablet, kimin nereye girebileceğini yöneten yetki katmanı ve bu kayıtların personel tarafına akması tek bir zincir olarak kurgulanıyor.
Buradaki AR-GE işi genelde şurada çıkıyor: bir işletmede turnike var ama şantiyede yok, bir başkasında ziyaretçi kaydı elde tutuluyor, bir diğerinde alt işveren personeli hiç görünmüyor. Her birinde kapının arkasındaki mantık değişiyor.
Geliştirme de burada yoğunlaşıyor. Cihazın kendisi değil, kimin ne zaman nereye girebileceğini tarif eden katman her müşteride farklı çıkıyor.
ÇALIŞMA BİÇİMİMİZ
Masada çalışan şey sahada çalışmayabilir
Geliştirdiğimiz hiçbir şeye, sahada bir vardiya boyunca çalışmadan ürün demiyoruz.
Sıra genelde şöyle işliyor: önce çalışan bir prototip çıkıyor, sonra gerçek bir tesiste sınırlı bir alanda deneniyor, sonuçlara göre değişiyor, ondan sonra ürünleştirme ve seri üretim tarafına geçiyor.
Bu aşamada öğrendiğimiz şeyler laboratuvarda görünmüyor. İlk haftalarda eşik ayarları yapılıyor, yoksa gereksiz uyarı çok oluyor ve operatör bir süre sonra uyarılara bakmaz hâle geliyor. Bunu söylemek satışı kolaylaştırmıyor ama işin gerçeği bu, ilk kurulumdan sonra bir süre birlikte ayar yapılıyor.
ŞU AN MASADAKİLER
Bu dönem ağırlık verdiğimiz başlıklar
Bunları bir yol haritası vaadi olarak değil, bugün üzerinde çalıştığımız işler olarak yazıyoruz. Hangisinin ne zaman ürüne döneceğini sahadaki sonuçlar belirliyor.
- Yapay zekâ katmanının satın alma dışındaki modüllere yayılması
- Saha ekiplerinin bağlantısız kaldığı durumlarda kaydın kaybolmaması
- Donanım ailesinin farklı saha koşullarına göre genişlemesi
- Geçiş kontrolü ile personel tarafının aynı kayıt üzerinden çalışması
Aklınızdaki işi bir kere konuşalım.
Nerede durduğumuzu bütün olarak görmek isterseniz tüm çözüm alanlarımız tek sayfada duruyor. Aklınızda belirli bir iş varsa, önce onu dinleyip hazır bir ürünle mi yoksa geliştirmeyle mi çözüleceğini söylüyoruz.
SIK SORULANLAR
Sık sorulan sorular
Hazır ürün mü satıyorsunuz, bize özel mi geliştiriyorsunuz?
İkisi de oluyor. Konum takibi, satın alma, personel gibi taraflarda kendi ürünlerimiz var ve çoğu ihtiyaç bunlarla karşılanıyor. İşin bir kısmı ürüne oturmuyorsa o kısım için özel geliştirme yapıyoruz. Hangisinin daha doğru olduğuna ilk görüşmede birlikte karar veriyoruz.
Bize özel geliştirilen tasarımın ve yazılımın hakları kimde kalıyor?
Bu her projede sözleşmeyle belirleniyor ve tek bir standart cevabı yok. Müşteriye özel geliştirilen bir kart tasarımının ya da özel yazılımın kime ait olacağı, işin kapsamı konuşulurken netleşiyor.
Yapay zekâ kendi başına sipariş açıyor, tedarikçi seçiyor mu?
Hayır. Sistemde yapay zekânın çıktısını doğrudan iş kaydına yazan hiçbir uç yok. Öneri paneli çiziliyor ya da form alanları işaretli olarak dolduruluyor, kaydetme tuşuna her zaman kullanıcı basıyor.
Yapay zekâ servisi çalışmazsa işimiz durur mu?
Durmaz. Servis kapalıysa ya da ulaşılamıyorsa çağrı sessizce geri dönüyor ve kullanıcı işine yapay zekâ olmadan devam ediyor.
Mevcut makinelerimiz ve sistemlerimiz varken bu iş yürür mü?
Genelde yürüyor, ama nasıl yürüyeceği tesise göre değişiyor. Sahadaki ekipmanın ne verdiğine, hangi sistemlerin durduğuna ve bunların hangisinin dışarı veri açtığına bakmadan söz vermiyoruz. Bu yüzden ilk adım her zaman yerinde bakmak oluyor.
Aklımızda bir fikir var, nereden başlıyoruz?
Bir görüşmeyle. Ne yapmak istediğinizi ve sahada bugün ne olduğunu dinliyoruz, sonra bunun hazır bir ürünle mi yoksa geliştirmeyle mi çözüleceğini söylüyoruz. Çözülmeyecek bir işse onu da söylüyoruz.