Low Code
Excel ile yürüyen iç süreçler, sıfırdan yazılım projesi açmadan uygulamaya dönüşüyor.
EXCEL’DE KALAN İŞLER
Küçük ihtiyaçlar yazılım projesi olmuyor, o yüzden Excel’de kalıyor
Her işletmede ana sistemin dışında kalan bir grup süreç var. Zimmet takibi, araç talep formu, ziyaretçi kaydı, kalite kontrol listesi, eğitim planı.
Bunların hiçbiri tek başına yazılım projesi açmayı hak edecek büyüklükte görünmüyor. Bu yüzden Excel’de başlıyorlar.
Excel başlangıçta işi görüyor. Bir kişi tutuyor, herkes bakıyor, kimse şikayet etmiyor.
Sorun dosyanın büyümesiyle çıkıyor. Aynı dosyanın birden fazla kopyası dolaşmaya başlıyor ve hangisinin güncel olduğu belirsizleşiyor. Formül bozulduğunda kimse fark etmiyor. Dosyayı kuran kişi ayrıldığında nasıl çalıştığını bilen kalmıyor.
Onay adımı hiç yok. Talep e-postayla geliyor, onay sözle veriliyor ve kayıt tutulmuyor. Bir tartışma çıktığında kimin neyi onayladığı belgesiz kalıyor.
Ana sistemle bağı da yok. Aynı personel listesi ayrı tutuluyor, aynı proje kodları elle yazılıyor ve iki taraf zamanla birbirinden ayrışıyor.
Sıfırdan yazılım geliştirmek ise zaman alan ve uzmanlık gerektiren bir süreç. İhtiyacın büyüklüğü ile projenin maliyeti arasındaki oran tutmadığında karar erteleniyor ve süreç Excel’de kalmaya devam ediyor.
ÇALIŞMA BİÇİMİ
Hazır bileşenle kur, gerektiğinde kodla genişlet
Low-code, bu boşluğu kapatmak için var. Geliştirme sürecini basitleştiriyor ve az miktarda kod yazılmasını gerektiriyor.
Görsel geliştirme arayüzü kullanılıyor. Sürükle bırak işlevi ve hazır bileşenlerle ekranlar oluşturuluyor; her ekran için sıfırdan arayüz yazılmıyor.
İş akışı tanımlanıyor. Görevlerin otomatik atanması, onay adımları ve sürecin izlenmesi kurgunun parçası. Excel’de hiç olmayan onay zinciri burada baştan tanımlı.
Veri entegrasyonu hazır araçlarla yapılıyor. Veritabanları, servisler ve dış sistemlerle bağlantı kuruluyor; uygulama ana sistemden kopuk çalışmıyor.
Hızlı prototipleme mümkün. Kurgu önce çalışır halde gösteriliyor, kullanan ekip görüyor ve düzeltmeler tasarım aşamasında yapılıyor. Yazıldıktan sonra değil.
Değişiklik yapmak ucuz. İhtiyaç değiştiğinde uygulama da değişiyor; bu, iç süreçlerde en çok ihtiyaç duyulan özellik.
Codigno tarafında bu altyapı boş sayfadan başlamıyor. Satın alma, lojistik ve stok tarafında; personel ve saha yönetiminde çalışan modüller zaten var ve yeni uygulama bunların üzerine kuruluyor.
Bulut tabanlı çalıştığı için erişim cihazdan bağımsız. Kağıtla yürüyen adımların dijitale taşınması da doğal sonucu.
DOĞRU KARAR
Low-code nerede doğru karar, nerede değil
Bu ayrım baştan yapılmazsa yanlış yerde kullanılan low-code, ilerideki maliyeti büyütüyor.
Doğru olduğu yerler: iç süreçler, form ve onay akışları, veri giriş ekranları, listeleme ve raporlama araçları, mevcut sistemin yanına eklenen küçük uygulamalar. Ortak noktaları belli sayıda kullanıcıya hizmet etmeleri ve iş kuralının netliği.
Doğru olmadığı yerler: yüksek eş zamanlı kullanıcıya çıkacak müşteriye dönük ürünler, alışılmadık arayüz gerektiren işler, ağır hesaplama yapan sistemler ve donanımla doğrudan konuşan uygulamalar. Bu işler kendi mimarisini istiyor.
Karar noktası şu soruyla netleşiyor: uygulamayı kim kullanacak ve kaç kişi? Cevap kurum içiyse ve sayı belliyse low-code hızlı sonuç veriyor. Cevap dışarısıysa ve sayı belirsizse konu özel yazılıma dönüyor.
Codigno bu iki yolu birlikte kullanıyor. Standart yapı yettiği yerde low-code, yetmediği yerde kod yazılıyor. Aynı projede iki yaklaşımın birlikte kullanıldığı da oluyor.
Özel geliştirme tarafı: Kurumsal Özel Yazılım Geliştirme
Web tabanlı iş uygulamaları tarafı: Web Tabanlı İş Uygulamaları
MEVCUT MODÜLLER
Mevcut modüllerin üzerine kurmak
Low-code’un tek başına anlamı sınırlı; asıl kazanç neyin üzerine kurulduğunda çıkıyor.
Sıfırdan başlayan bir low-code projesi, kullanıcı yönetimini, yetkilendirmeyi, onay altyapısını ve raporlamayı yeniden kurmak zorunda kalıyor. Bunlar görünmeyen ama zaman alan işler.
Codigno tarafında bu katman hazır. Satın alma ve lojistik zinciri, personel yönetimi ve saha operasyonu için çalışan modüller var; yeni uygulama aynı kullanıcı tabanını, aynı yetki yapısını ve aynı onay mantığını kullanıyor.
Pratikte şu anlama geliyor: zimmet takibi için açılan küçük uygulama, personel listesini kendi içinde tutmuyor. Aynı listeyi kullanıyor ve personel ayrıldığında iki yerde iş yapılmıyor.
Bakım tarafında da fark buradan çıkıyor. Ayrı ayrı kurulan küçük uygulamaların her biri kendi güncellemesini, kendi yedeğini ve kendi kullanıcı listesini istiyor; sayı arttıkça yönetimleri asıl işten daha çok vakit alıyor. Ortak altyapı üzerinde duran uygulamalarda bu yük tek noktada toplanıyor. İşletmenin yıllar içinde biriktirdiği irili ufaklı araçların dağınıklaşmasının önüne geçen şey, çoğu zaman yazılımın kendisi değil bu ortaklık oluyor.
- Satın alma zinciri: Satın Alma ve Lojistik Yazılımı
- Personel tarafı: Personel Yönetim Yazılımı
- Ürün ve çözümlerin bütünü: Tüm Çözümlerimiz
- Konunun genel çerçevesi: Dijital Dönüşüm Yolculuğunda Özel Yazılımın Gücü
SIK SORULANLAR
Sık sorulan sorular
Low-code nedir?
Low-code, Excel’de yürüyen iç süreçleri sıfırdan yazılım projesi açmadan uygulamaya dönüştüren; hazır bileşenlerle kurulup gerektiğinde kod yazılarak genişletilen bir geliştirme yöntemidir.
Low-code ile kurulan uygulama sonradan büyütülebiliyor mu?
Büyütülebiliyor. Standart bileşenlerin yetmediği yerde kod yazılarak genişletiliyor.
Kendi ekibimiz de geliştirme yapabilir mi?
Yapabilir. Low-code, kodlama konusunda uzman olmayan kişilerin de uygulama geliştirmesine imkan tanıyor. Kurulum ve veri modeli tarafında yine teknik destek gerekiyor.
Mevcut sistemimizle bağlantı kurulabiliyor mu?
Kurulabiliyor. Veritabanları, servisler ve dış sistemlerle entegrasyon için hazır araçlar var.
Onay akışlarını kendimiz tanımlayabilir miyiz?
Tanımlayabilirsiniz. İş akışı kurgusu, görev atama ve süreç izleme yapının parçası.
Ne kadar sürede sonuç alınıyor?
Süre uygulamanın kapsamına bağlı. Hazır bileşenler ve prototipleme sayesinde çalışır bir sürüm, sıfırdan geliştirmeye göre belirgin şekilde erken görülüyor; net takvim kapsam çıkarıldıktan sonra veriliyor.
Excel’deki verilerimiz aktarılabiliyor mu?
Aktarılabiliyor. Çoğu projede ilk adım mevcut dosyanın veri modeline dönüştürülmesi oluyor.
Müşterilerimizin kullanacağı bir uygulama için de uygun mu?
Değişir. Kurum içi kullanım için hızlı sonuç veriyor; dışarıya açılacak ve kullanıcı sayısı belirsiz ürünlerde özel yazılım tarafı değerlendiriliyor.
Sonradan başka bir firmaya devredebilir miyiz?
Devredilebilirlik kullanılan platforma bağlı. Bu konuyu projeye başlamadan netleştirmek gerekiyor; kurgu buna göre yapılıyor.
Mobilden kullanılabiliyor mu?
Kullanılabiliyor. Bulut tabanlı yapı sayesinde erişim cihazdan bağımsız.
Birden fazla küçük uygulama kurarsak dağılmaz mı?
Dağılmıyor. Aynı kullanıcı tabanı, aynı yetki yapısı ve aynı onay mantığı üzerine kurulduklarında ayrı sistemler değil, tek yapının parçaları oluyorlar.
Hangi süreçle başlamak mantıklı?
Genelde en çok elle takip edilen ve en çok tartışma çıkaran süreçle. Onay adımı olan ve kaydı tutulmayan işler ilk sırada geliyor.
Hangi süreciniz hala Excel’de yürüyor?
O dosyayı kaç kişinin kullandığını ve içinde hangi onay adımlarının olduğunu paylaşın; uygulamaya dönüştüğünde neye benzeyeceğini gösterelim.