Talepten faturaya kadar zincirin tamamı, her halkanın nerede koptuğu ve neyle ölçüldüğü.
Bu sayfa kimin için
Bu rehber, şirketi adına mal ve hizmet alan insanlar için yazıldı. Satın alma müdürü, satın alma uzmanı, mali işler yöneticisi, şantiye şefi, üretim müdürü, işletme sahibi.
Bu ayrımı en başta yapmak gerekiyor, çünkü Türkçede “satın alma süreci” ifadesi iki apayrı şeyi anlatıyor. Biri, bir tüketicinin ihtiyacını fark edip alternatifleri değerlendirip karar vermesi. Pazarlama derslerinde anlatılan budur ve bu sayfada anlatılan o değil.
Burada anlatılan, bir şirketin ihtiyaç duyduğu malzeme ya da hizmeti talep etmesiyle başlayan, tedarikçiye ödeme yapılmasıyla biten operasyonel zincir. İçinde onay var, sözleşme var, irsaliye var, depo var, muhasebe var. Tüketici kararıyla ortak yanı isminden ibaret.
Satın alma yönetimi nedir
Satın alma yönetimi, şirketin ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetlerin doğru nitelikte, doğru zamanda, savunulabilir bir fiyatla ve kaydı tutularak temin edilmesidir.
Tanımdaki son madde genellikle atlanıyor ama en kritik olanı o. Doğru malzemeyi doğru fiyata almış olabilirsiniz; bunu altı ay sonra kanıtlayamıyorsanız satın alma yönetiminden söz edilemiyor.
İşletmenin en çok para harcadığı fonksiyon genellikle satın almadır. Üretim yapan bir şirkette cironun yarısından fazlası, inşaat firmalarında daha da yükseği tedarikçilere gider. Aynı fonksiyon çoğu zaman en az belgelenen fonksiyon olarak kalır. Kaydı en zayıf tutulan yerde en çok para dönüyor olması, satın almayı hem risk hem de fırsat alanı yapar.
Satın alma ile tedarik zinciri aynı şey değil
Bu iki kavram sık sık birbirinin yerine kullanılıyor ve karar alırken sorun çıkarıyor.
Tedarik zinciri yönetimi, hammaddeden son müşteriye kadar bütün akışı kapsar: planlama, üretim, depolama, dağıtım, ters lojistik. Satın alma bu zincirin bir halkasıdır ve şirketin dışarıdan aldığı her şeyle ilgilenir.
Fark pratikte şuraya çıkıyor: tedarik zinciri yazılımı talebi tahmin etmeye çalışır, satın alma yazılımı gelen talebi yönetir. Tahmin yapan bir sisteme ihtiyacınız varsa aradığınız şey planlama yazılımıdır. Gelen talebin kayıtsız kalması sorununuzsa aradığınız şey satın alma yazılımıdır. İkisi aynı kutudan çıkmaz.
Zincirin altı adımı
Sektör ne olursa olsun kurumsal satın alma altı adımda ilerler. Adımların adı şirketten şirkete değişir, sırası değişmez.
| Adım | Ne olur | Çıktısı |
|---|---|---|
| 1. Talep | İhtiyaç kayda geçer ve onaydan geçer | Onaylı satın alma talebi |
| 2. Teklif | Tedarikçilerden fiyat toplanır ve karşılaştırılır | Seçilmiş teklif |
| 3. Sipariş | Tedarikçiye resmi sipariş açılır | Satın alma siparişi |
| 4. Mal kabul | Gelen malzeme sayılır, kontrol edilir, kaydedilir | İrsaliye ve kabul kaydı |
| 5. Depo | Malzeme stoğa girer, yerine konur, çıkışı izlenir | Güncel stok |
| 6. Fatura | Fatura sipariş ve irsaliyeyle karşılaştırılır, ödemeye gider | Onaylı fatura |
Bu zincirin gücü en zayıf halkası kadardır. İlk üç adımı kusursuz işleyen bir şirkette mal kabul kaydı tutulmuyorsa, sonuçta yine hangi malzemenin geldiği bilinmiyor demektir.
Aşağıda her adımın ne yaptığından çok nerede tıkandığı anlatılıyor, çünkü satın alma projelerinin çoğu adımların varlığından değil tıkanmalardan başarısız oluyor.
Adım 1: Talep
Zincirin başlangıcı ve en çok kayıp verilen yer.
Talep, bir kişinin bir şeye ihtiyaç duyduğunu şirkete bildirmesidir. Yazılı olması, kime ve neye ait olduğunun belli olması, bir bütçeye bağlanması ve onaydan geçmesi gerekir.
Nerede tıkanır. Talep genellikle yazılı gelmez. Telefon edilir, mesaj atılır, koridorda söylenir. Talep formu konulmuş olsa bile doldurulmaz, çünkü form doldurmak telefon etmekten yavaştır. Sahada çalışan bir üretim müdürü, hattı durdurmamak için en hızlı yolu seçer ve bu tamamen makul bir davranıştır.
İkinci tıkanma malzeme adlandırmasında olur. Aynı ürün “M8x40 civata”, “civata M8 40mm” ve “8’lik civata” olarak üç ayrı satıra yazıldığında ne toplu alım yapılabilir ne de geçmiş fiyat karşılaştırılabilir.
Üçüncüsü onaydır. Onaylayacak kişi sahadaysa talep bekler. İş aksamasın diye alım onaysız yapılır, kayıt sonradan girilir. Sistemde her şey düzgün görünür, gerçekte onay mekanizması işlemiyordur.
Ne işe yarar. Talep kaydı olmayan şirkette aynı malzeme iki kez alınır, depoda varken alınır, öncelik ısrarcı olana göre belirlenir ve yıl sonunda “bu neden alındı” sorusu cevapsız kalır.
➜ Ayrıntılı: Satın alma talebi neden hâlâ WhatsApp’tan geliyor · Şantiyede malzeme talebi merkeze nasıl ulaşır · Üretimde hammadde talebi üretim planından nasıl doğar
➜ Modül: Satın Alma Talep Yönetimi
Adım 2: Teklif
Onaylanan talep için tedarikçilerden fiyat toplanan adım.
Türkiye’de yerleşik uygulama, belirli tutarın üzerindeki alımlarda en az üç tedarikçiden teklif almaktır. ISO 9001 belgeli şirketlerde bu ayrıca denetlenir.
Nerede tıkanır. Üç teklif kuralı çoğu şirkette kâğıt üstünde kalır. Bilinen tedarikçiden fiyat alınır, diğer iki teklif dosyayı tamamlamak için istenir. Denetimden geçer, rekabet oluşmaz.
Sebebi disiplinsizlik değil, iş yükü. Teklif isteği üç tedarikçiye ayrı ayrı e-postayla gider, gelen cevaplar üç farklı formatta döner. Biri PDF, biri Excel, biri e-posta gövdesinde düz yazı. Kalemler farklı sırada, biri KDV dahil biri hariç. Satın almacı hepsini elle bir tabloya geçirir. Bir kalem için yapılabilir, haftada kırk kalem için yapılamaz.
Bir de karşılaştırmanın yalnızca fiyata bakması sorunu var. Teslim süresi, ödeme vadesi, nakliyenin kime ait olduğu tabloya geçmediği için en ucuz teklif seçilir ve iki hafta geç gelen malzeme yüzünden üretim durur.
Kritik nokta. Fiyatı düşüren şey teklif sayısı değil, tedarikçinin rekabet ettiğini bilmesidir. Dosya tamamlansın diye teklif istendiğini anlayan tedarikçi ciddi fiyat vermez ve zamanla teklif vermeyi bırakır.
➜ Ayrıntılı: Üç teklif kuralı neden kâğıt üstünde kalıyor
➜ Modül: Tedarikçi Teklif Yönetimi
Araya giren halka: sözleşme ve çerçeve anlaşma
Altı adımlık zincir tek seferlik alımı anlatıyor. Tekrarlayan alımlarda araya bir halka daha giriyor ve bu halka çoğu şirkette hiç yönetilmiyor.
Her sac siparişi için üç teklif toplamak ne mümkün ne gerekli. Bu yüzden düzenli alınan kalemlerde çerçeve anlaşma yapılıyor: belirli bir dönem için birim fiyat, miktar aralığı ve teslim koşulları anlaşılıyor, siparişler o anlaşmadan çekiliyor.
Bunun getirdiği rahatlık büyük. Her seferinde pazarlık yapılmıyor, sipariş dakikalar içinde açılıyor, tedarikçi de planlama yapabiliyor.
Getirdiği risk ise sessiz. Anlaşma yapıldıktan sonra piyasa fiyatı düşerse kimse fark etmiyor. Anlaşmanın bitiş tarihi takip edilmiyorsa süresi dolmuş fiyatlarla alım yapılmaya devam ediliyor. Ve anlaşmadaki miktar taahhüdü tutturulamazsa ceza maddesi gündeme geliyor.
Sözleşmelerin kimde durduğu da ayrı bir sorun. Çoğu şirkette sözleşme dosyası hukuk ya da mali işlerde, satın almacı ise siparişi kendi bildiği fiyattan açıyor. İkisinin aynı yerde durmadığı bir yapıda sözleşme bir kontrol aracı olmaktan çıkıp arşiv belgesine dönüşüyor.
İşleyen kurguda sözleşme, siparişin bağlandığı bir kayıt oluyor: fiyat oradan geliyor, süre dolduğunda uyarı çıkıyor, çekilen miktar taahhüde karşı izleniyor.
Adım 3: Sipariş
Seçilen teklifin tedarikçiye resmi olarak bildirildiği adım.
Satın alma siparişi hukuki olarak bir taahhüttür. Ne alındığını, kaç adet, hangi fiyattan, ne zaman ve nereye teslim edileceğini yazar. Tedarikçi bu belgeye göre sevk eder, muhasebe bu belgeye göre fatura bekler.
Nerede tıkanır. Sipariş genellikle teklifin kopyalanmasıyla açılır ve kopyalama sırasında miktar ya da birim kaymaları olur. Sipariş açıldıktan sonra takibi bırakılır: sistemde “açık” görünür ama tedarikçinin ne zaman göndereceği bilinmez. Malzeme gelmediğinde tedarikçi aranır, “yarın çıkıyor” denir, bu iki hafta sürer.
İkinci tıkanma parçalı teslimatta olur. Tedarikçi siparişin tamamını bir seferde göndermez. Kalan miktarın ne olduğu elle takip edilmeye çalışılır ve sipariş kapanmadan unutulur.
Üçüncüsü para birimi. Aynı siparişte iki farklı para birimi olduğunda ya da kur farkı çıktığında elle hesap yapılır ve muhasebeyle tutmaz.
➜ Modül: Satın Alma Sipariş Yönetimi
Adım 4: Mal kabul
Malzemenin fiziksel olarak geldiği ve kabul edildiği adım. Zincirin en çok ihmal edilen halkası burasıdır.
Mal kabulde üç şey aynı anda yapılır: gelen miktar sayılır, sipariştekiyle karşılaştırılır, niteliği kontrol edilir. Sonuç kayda geçer.
Nerede tıkanır. Malzeme depoya girer, irsaliye bir klasöre konur ve kayıt akşama ya da haftaya bırakılır. Eksik gelen kalem sözlü olarak tedarikçiye bildirilir, yazılı iz kalmaz. İki ay sonra fatura tam miktar üzerinden gelir ve eksik teslimatı ispatlayacak kayıt bulunmaz.
Hasarlı malzeme ayrı bir sorundur. Sayım tamamdır ama malzeme kullanılamaz durumdadır. Kabul edilirse stok yanlış görünür, reddedilirse siparişin durumu belirsiz kalır.
e-İrsaliye tarafı. 1 Temmuz 2026’dan itibaren 2025 cirosu 10 milyon TL ve üzerindeki e-Fatura mükellefleri sevk irsaliyelerini elektronik düzenlemek zorunda. Bu, mal kabulü doğrudan etkiliyor: belge artık sevkten önce oluşuyor ve alıcı tarafın kabul, kısmi kabul ya da ret yanıtı vermesi gerekiyor. Kâğıt irsaliyede “sonra bakarız” denilebilen adım artık yanıt bekliyor.
➜ Ayrıntılı: Mal kabulde eksik gelen malzeme nasıl kaydedilir · e-İrsaliye geçti, satın alma tarafında ne değişti
➜ Modül: Mal Kabul ve Teslim Alım Süreci
Adım 5: Depo ve stok
Kabul edilen malzemenin stoğa girdiği, yerine konduğu ve çıkışının izlendiği adım.
Depo, satın almanın sonucunun görüldüğü yerdir. Stok kaydı gerçeği yansıtmıyorsa önceki dört adımın ne kadar düzgün işlediğinin pratikte bir önemi kalmaz; talep açan kişi deponun ne olduğunu bilemez ve olanı yeniden ister.
Nerede tıkanır. Stok sayımı tutmaz. Sebebi genellikle hırsızlık değil, kayıt gecikmesidir: malzeme çıkar, fişi sonra yazılır, bazen hiç yazılmaz. Çok lokasyonlu yapılarda depolar arası transfer kaydedilmez, malzeme “kayboldu” görünür ama başka şantiyededir.
İkinci tıkanma rezervasyondur. Bir projeye ayrılan malzeme sistemde ayrılmadığı için başka bir iş onu kullanır ve proje malzemesiz kalır.
Bir de birim karmaşası var. Aynı malzeme kimi zaman adet, kimi zaman kutu, kimi zaman kilo olarak girilir. Alternatif birim tanımlı değilse stok rakamı anlamını kaybeder.
➜ Ayrıntılı: Stok sayımı neden tutmuyor
➜ Modül: Depo ve Stok Yönetim Yazılımı
Adım 6: Fatura ve ödeme
Zincirin kapandığı adım. Tedarikçi faturası gelir, kontrol edilir, onaylanır ve ödemeye gider.
Buradaki temel kontrol üçlü eşleştirmedir: sipariş, irsaliye ve fatura yan yana konur. Üçü de aynı miktarı ve aynı fiyatı gösteriyorsa fatura ödenebilir. Göstermiyorsa bir yerde sorun vardır ve o sorun ödemeden önce çözülmelidir.
Nerede tıkanır. Çoğu şirkette bu kontrol elle yapılır. Muhasebeci faturayı alır, siparişi arar, irsaliyeyi bulur, üçünü karşılaştırır. Ay sonunda yüzlerce fatura geldiğinde kontrol örneklem üzerinden yapılmaya başlanır ve çoğu fatura kontrolsüz ödenir.
En sık çıkan üç fark şudur: fatura fiyatı sipariş fiyatından yüksektir, miktar teslim alınandan fazladır, ya da hiç siparişi olmayan bir fatura gelmiştir. Üçü de fazla ödemeye açık kapı bırakır.
Sonuncu tıkanma ödemenin gecikmesidir. Fatura onay için dolaşırken vade geçer, tedarikçi arar ve ilişki bozulur. Ödemenin geciktiği yerde sonraki teklifin fiyatı yükselir.
➜ Ayrıntılı: Sipariş, irsaliye ve fatura tutmadığında · Üçlü eşleştirme nedir
➜ Modül: Tedarikçi Fatura Kontrol ve Onay
Zinciri asıl taşıyan şey: onay mekanizması
Altı adımın hepsi onaydan geçer ve satın alma projelerinin çoğu tam olarak burada başarısız olur.
Onay mekanizması iki şeyi aynı anda yapmak zorundadır: harcamayı kontrol etmek ve işi durdurmamak. Bu ikisi doğal olarak birbirine terstir. Onay kademesi arttıkça kontrol artar, süreç yavaşlar. Yavaşlayan süreç atlanır ve kontrol tamamen kaybolur.
Uygulamada işleyen kurgularda birkaç ortak nokta var.
Onay tutara göre kademelenir. Küçük tutarlı rutin alım tek kademeden geçer, büyük tutarlı alım üst yönetime gider. Her alımı genel müdüre çıkaran bir kurgu, genel müdürün hepsini okumadan onaylamasıyla sonuçlanır.
Onaycının yedeği tanımlıdır. İzindeki bir yöneticinin yerine kimin bakacağı önceden belliyse süreç durmaz.
Onay, onaycının bulunduğu yere gider. Sahadaki yönetici telefonundan onaylayabiliyorsa zincir akar.
Ve en önemlisi: onaylanan şeyin ne olduğu ekranda görünür. Kalem listesi, tutar, bütçe durumu ve talebin kimden geldiği aynı yerde duruyorsa onay bir karardır. Sadece “onayla” düğmesi varsa onay bir formaliteye dönüşür.
Satın alma neyle ölçülür
Ölçülmeyen bir fonksiyon yönetilemez. Satın almada yaygın olarak izlenen göstergeler şunlar:
| Gösterge | Ne söyler |
|---|---|
| Sipariş döngü süresi | Talebin açılmasıyla siparişin verilmesi arasında geçen süre. Sürecin hızını gösterir. |
| Zamanında teslim oranı | Tedarikçinin söz verdiği tarihte teslim etme oranı. Tedarikçi güvenilirliğinin temel ölçüsü. |
| Tam teslim oranı | Siparişin eksiksiz gelme oranı. Zamanında ama eksik gelen teslimat başarı sayılmaz. |
| Ret ve hata oranı | Mal kabulde reddedilen ya da hatalı çıkan kalemlerin oranı. Kalite göstergesi. |
| Fatura farkı oranı | Üçlü eşleştirmede fark çıkan fatura oranı. Süreç disiplininin en dürüst göstergesi. |
| Onaysız alım oranı | Süreç dışında yapılan alımların payı. Yüksekse süreç değil, kağıt vardır. |
| Tedarikçi yoğunlaşması | Harcamanın kaçta kaçının kaç tedarikçide toplandığı. Risk göstergesi. |
Bu göstergelerin hiçbiri elle toplanamaz. Sipariş döngü süresini ölçmek için talebin ne zaman açıldığının sistemde kayıtlı olması gerekir. Ölçüm isteyen bir şirket önce kaydı kurmak zorundadır; ölçüm kaydın sonucudur, sebebi değil.
Prosedür yazmak ile uygulamak arasındaki fark
Satın alma prosedürü olmayan kurumsal şirket neredeyse yok. ISO 9001 belgesi için de gerekiyor. Buna rağmen prosedürlerin çoğu dosyada duruyor.
Sebep şu: prosedür bir metindir, süreç ise insanların gerçekte yaptığı şeydir. Metin süreci tarif ediyorsa uygulanır. Süreci zorlaştırıyorsa uygulanmaz ve zaman içinde iki ayrı gerçeklik oluşur: yazılı olan ve olan.
Aradaki farkı ölçmenin basit bir yolu var. Geçen ay yapılan alımların kaçı prosedürde yazan akıştan geçti? Cevap “neredeyse hepsi” ise prosedürünüz yaşıyor. Cevap “yarısı” ise elinizde prosedür değil, arşiv var.
Yazılım bu farkı kendiliğinden kapatmaz. Kapattığı şey, akışın dışına çıkmayı zorlaştırmasıdır. Kural sistemin içine gömüldüğünde uyulması ayrı bir çaba olmaktan çıkar.
En sık yapılan yedi hata
Farklı sektörlerde, farklı büyüklükte şirketlerde aynı hatalar tekrarlanıyor.
Malzeme listesini tekilleştirmeden başlamak. En sıkıcı adım olduğu için atlanıyor. Atlandığında fiyat karşılaştırması, toplu alım, stok doğruluğu ve fatura eşleştirmesi aynı anda çalışmıyor. Zincirin gizli ön koşulu bu.
Talep açmayı zorlaştırmak. Kontrol adına eklenen her zorunlu alan, talebin sistem dışına kaçma ihtimalini artırıyor. Kaydedilmeyen talep, kontrol edilemeyen harcama demek.
Her alımı üst yönetime çıkarmak. Onay kademesi arttıkça kontrol arttığı sanılıyor. Gerçekte olan şu: yüz kalemi okumaya vakti olmayan yönetici hepsini birden onaylıyor ve onay bir formaliteye dönüşüyor.
Acil alıma yol bırakmamak. Acil alım yasaklandığında ortadan kalkmıyor, görünmez oluyor. Doğru kurgu acil alımı kayda alıp ayrı işaretlemek ve oranını izlemek.
Mal kabulü ihmal etmek. İlk üç adıma yatırım yapılıyor, dördüncüsü depoya bırakılıyor. Mal kabul kaydı yoksa fatura kontrolü diye bir şey de kalmıyor.
Yazılımı süreç kurmadan almak. Yazılım akışın dışına çıkmayı zorlaştırıyor, akışı kendisi tasarlamıyor. Süreci olmayan bir şirket yazılım aldığında elinde sadece yeni bir maliyet kalemi oluyor.
Muhasebeye bağlamamak. Satın alma süreci ayrı bir yazılımda yürüyüp veri muhasebeye otomatik geçmiyorsa, veri girişi ikiye katlanmış oluyor. Bu, başlangıçtaki durumdan daha kötü.
Nereden başlanır
Satın almayı dijitalleştirmeye karar veren şirketlerin en sık yaptığı hata her şeye aynı anda başlamak. İşleyen sıralama genellikle şu şekilde oluyor.
Önce malzeme listesi tekilleştiriliyor. Bu adım sıkıcı olduğu için atlanmak isteniyor ama atlanırsa sonraki her şey aksıyor. Aynı ürünün tek bir tanımı yoksa ne fiyat karşılaştırılabiliyor ne toplu alım yapılabiliyor ne de stok anlam taşıyor.
Sonra talep ve onay kuruluyor. Zincirin başı düzelmeden ortası düzelmiyor.
Ardından mal kabul ve stok geliyor. Bu ikisi birlikte kurulur, ayrı kurulduklarında birbirini tutmuyor.
En son fatura eşleştirmesi devreye alınıyor, çünkü öncekiler olmadan karşılaştıracak veri yok.
Teklif süreci bu sıranın herhangi bir yerinde devreye alınabiliyor; diğerlerine en az bağımlı adım o.
Sektöre göre değişenler
Zincir aynı kalıyor, ağırlık merkezi değişiyor.
İnşaat ve şantiye. Talep sahadan geliyor, proje bazlı maliyet takibi zorunlu, taşeron ile tedarikçi ayrımı yapılması gerekiyor. Merkez depo ile şantiye deposu arasındaki transfer başlı başına bir süreç. ➜ Şantiyede malzeme talebi merkeze nasıl ulaşır · İnşaat ve altyapı çözümleri
Üretim ve sanayi. Talep insandan değil üretim planından doğuyor. Hammadde ve yedek parça iki ayrı mantıkla yönetiliyor; biri üretime, diğeri duruş riskine bakıyor. ➜ Üretimde hammadde talebi üretim planından nasıl doğar · Endüstri ve üretim çözümleri
Otel ve gıda. Günlük alım hacmi yüksek, tutarlar küçük, maliyet kontrolü porsiyon seviyesinde yapılıyor. Süreç ağırlığı teklif tarafında değil, hızlı ve çok sayıda kayıtta.
Sağlık. Kritik stok seviyesi ve son kullanma tarihi takibi öne çıkıyor. Eksik kalması kabul edilemeyen kalemler ayrı yönetiliyor.
Kamu ve üniversite. İhale mevzuatı süreci dışarıdan belirliyor. Yazılımın işi ihaleyi yönetmek değil, ihale öncesi iç talep ve onay akışını ve ihale sonrası teslim alım ile ödeme akışını yönetmek.
Zincirin nerede koptuğunu bulmak: bir örnek
Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.
Altı adımın hepsini birden düzeltmeye çalışmak yerine, zincirin nerede koptuğunu bulmak daha hızlı sonuç veriyor. Bir örnek üzerinden bakalım.
Orta ölçekli bir üretici, satın alma sürecinden memnun değil. Şikayet şu: “fazla ödeme yapıyoruz ve nereye gittiğini göremiyoruz.”
İlk bakılan yer genelde fatura tarafı oluyor. Burada da öyle yapıldı ve muhasebeye ek kontrol adımı konuldu. Üç ay sonra durum değişmedi.
Zincir baştan tarandığında tablo şöyle çıktı. Talepler sistemden açılıyordu, iyi. Teklifler toplanıyordu, iyi. Siparişler açılıyordu, iyi. Mal kabul kaydı ise haftada bir, toplu olarak giriliyordu.
Kopma noktası buydu. Mal kabul gerçek zamanlı olmadığı için üçlü eşleştirme yapılamıyordu; fatura kontrolü de zorunlu olarak siparişle sınırlı kalıyordu. Eksik gelen malzemenin faturası tam ödeniyordu ve kimse bunu göremiyordu.
Muhasebeye eklenen kontrol adımı hiçbir şey değiştirmemişti, çünkü sorun muhasebede değildi.
Bunun genel karşılığı şu: şikayetin göründüğü adım, sorunun oluştuğu adım olmuyor. Fazla ödeme faturada görünüyor ama genelde mal kabulde oluşuyor. Stok tutmuyor görünüyor ama genelde transferde oluşuyor. Talepler geç karşılanıyor görünüyor ama genelde onayda tıkanıyor.
Zinciri baştan sona taramadan yapılan iyileştirmeler, çoğu zaman yanlış adıma yatırım oluyor.
Codigno ERP’de satın alma
Codigno ERP’nin satın alma ve lojistik tarafı yukarıdaki altı adımın tamamını kapsayacak şekilde kurulu. Zincir kopmuyor: talepten çıkan teklif, tekliften çıkan sipariş, siparişe karşılık gelen teslim alım ve o teslim alıma bağlanan fatura aynı kayıt üzerinden ilerliyor.
Ortak talep havuzu, proje ve departman bazlı onay hiyerarşisi, malzeme ve hizmet ağacı, versiyon kontrolü, bir talepten çok sipariş, parçalı ve toleranslı teslim alım, çok lokasyonlu stok, depo rezervasyonu, masraf merkezi bağı, fatura çapraz kontrolü ve fark uyarıları bu zincirin parçaları.
Muhasebe ve finans tarafı mevcut sisteminize entegre ediliyor; satın alma süreci ayrı yürüse de veri ikinci kez girilmiyor.
Hangi kurgunun size uyduğu, sürecinizin ne kadar standart olduğuna bağlı. ➜ ERP modülü mü ayrı yazılım mı · Satın alma yazılımı fiyatları neye göre değişir · Excel ile satın alma takibi nereye kadar gider
Sık sorulan sorular
Satın alma yönetimi ile tedarik zinciri yönetimi arasındaki fark nedir?
Tedarik zinciri hammaddeden son müşteriye kadar bütün akışı kapsar. Satın alma bu zincirin dışarıdan tedarikle ilgilenen halkasıdır. Yazılım tarafında fark şuraya çıkar: planlama yazılımı talebi tahmin eder, satın alma yazılımı gelen talebi yönetir.
Satın alma süreci kaç adımdan oluşur?
Kurumsal satın almada yerleşik yapı altı adımdır: talep, teklif, sipariş, mal kabul, depo, fatura. Adımların adı şirketten şirkete değişir, sırası değişmez.
Üç teklif almak yasal zorunluluk mu?
Özel sektörde kanuni bir zorunluluk değil. ISO 9001 kapsamındaki tedarikçi seçim kriterlerinin en yaygın uygulanış biçimi olarak yerleşmiş durumda. Kamu alımlarında ayrı mevzuat geçerli.
Üçlü eşleştirme nedir?
Sipariş, irsaliye ve faturanın miktar ve fiyat açısından karşılaştırılmasıdır. Üçü tuttuğunda fatura ödenebilir, tutmadığında fark ödemeden önce çözülür. Fazla ödemeye karşı en temel kontroldür.
Satın alma yazılımı hangi büyüklükte gerekli olmaya başlar?
Karar hacimden çok, kaç kişinin aynı veriye dokunduğuyla ilgili. Tek lokasyonda ve ayda otuz kalem altında alım yapan bir işletmede tablo hâlâ yetebiliyor. Birden fazla lokasyon, üçten uzun onay zinciri ya da elle yapılan fatura kontrolü varsa sınır aşılmış demektir.
e-İrsaliye satın alma sürecini nasıl etkiliyor?
Sevk irsaliyesi artık malın sevkinden önce elektronik olarak oluşuyor ve alıcı tarafın kabul, kısmi kabul ya da ret yanıtı vermesi gerekiyor. Bu, mal kabul adımını kayıt tutulan bir adım olmaya zorluyor.
Satın almada hangi göstergeler izlenmeli?
En çok kullanılanlar sipariş döngü süresi, zamanında teslim oranı, tam teslim oranı, ret oranı, fatura farkı oranı ve onaysız alım oranı. Hepsinin ön koşulu, sürecin sistemde kayıtlı olması.
Prosedürümüz var ama uygulanmıyor, yazılım bunu çözer mi?
Kendiliğinden çözmez. Yazılımın yaptığı şey akışın dışına çıkmayı zorlaştırmaktır. Prosedür sürecin gerçekten nasıl yürüdüğünü tarif etmiyorsa yazılım da uygulanmayan bir kuralı dijitalleştirmiş olur.
Mevcut ERP’mizi değiştirmeden satın almayı ayırabilir miyiz?
Ayırabilirsiniz. Yaygın kurgu şu: süreç ayrı yazılımda yürüyor, sipariş ve fatura verisi muhasebeye entegrasyonla geçiyor. Muhasebe tarafında çalışma biçimi değişmiyor.
Geçiş ne kadar sürer?
Asıl süreyi malzeme ve tedarikçi listesinin durumu belirliyor. Liste düzgünse kurulum haftalarla ölçülüyor; dağınıksa zamanın çoğu listeyi toparlamaya gidiyor.
Zincirin hangi halkasında kopuyor? Talep sayınızı, lokasyon sayınızı ve mevcut muhasebe sisteminizi paylaşın; zincirin sizde nerede koptuğuna birlikte bakalım.