ERP’nin Satın Alma Modülü mü, Ayrı Satın Alma Yazılımı mı

İki yol da çalışıyor. Hangisinin size uyduğu, satın almanın şirketinizde ne kadar özel olduğuna bağlı.

Soru aslında maliyet sorusu değil

Bu karar masaya geldiğinde ilk konuşulan şey fiyat oluyor ve yanlış yerden başlanıyor.

Mevcut ERP’nizin satın alma modülünü açmak genellikle daha ucuz görünüyor, çünkü ana lisans zaten var ve modül üzerine ekleniyor. Ayrı bir yazılım ise sıfırdan bir kalem. Tabloya böyle bakıldığında karar verilmiş gibi duruyor.

İki yıl sonra fatura başka yerden geliyor. Modül açıldı ama satın almacılar hâlâ Excel kullanıyor, çünkü modül onların çalışma biçimine uymuyor. Ya da ayrı yazılım alındı, güzel çalışıyor ama muhasebe her ay verileri elle aktarıyor.

Gerçek soru şu: satın alma süreciniz standart mı, yoksa şirketinize özel mi?

ERP modülü ne zaman doğru cevap

Logo, Netsis, Mikro, DİA ya da SAP kullanıyorsanız ve satın almanız düz ilerliyorsa modülü açmak makul.

Düz ilerlemekten kasıt şu: talep tek bir departmandan geliyor, onay bir ya da iki kademe, tedarikçi sayısı yönetilebilir, alımlar projeye değil şirkete kesiliyor, teslim alım deponuzda tek noktadan yapılıyor. Bu tabloya uyan bir işletmede ERP modülü çoğu ihtiyacı karşılıyor.

Modülün asıl gücü de burada zaten: veri hiç yer değiştirmiyor. Sipariş girildiği anda stok, maliyet ve muhasebe aynı veritabanında güncelleniyor. Fatura eşleştirmesi için ayrı bir aktarım yok. Sipariş, irsaliye ve fatura arasındaki üçlü kontrol tek sistemde yapıldığında en temiz haliyle çalışıyor.

Bu avantaj küçümsenecek gibi değil. Entegrasyon dosyalarıyla uğraşmamak, ay sonunda iki sistemin rakamlarını tutturmaya çalışmamak ciddi bir rahatlık.

ERP modülünün duvara tosladığı yer

Modüller genel işletmeye göre yazılıyor. Sizin süreciniz genel değilse orada duruyorlar.

En sık karşılaşılan tıkanma onay kurgusunda oluyor. ERP modülleri genellikle tutara ve departmana göre onay veriyor. Projeye göre, masraf merkezine göre, malzeme sınıfına göre ya da bunların bileşimine göre onay isteyen bir şirkette modül yetmiyor. Uyarlama isteniyor, uyarlama ek geliştirme demek ve o noktada maliyet avantajı eriyor.

İkinci tıkanma tedarikçi tarafında. Tedarikçinin teklifini kendisinin girmesini istiyorsanız bir portal gerekiyor. Çoğu ERP modülünde bu ya yok ya da ek lisansla geliyor.

Üçüncüsü mobil. Şantiye şefi telefondan talep açacaksa, depo sorumlusu el terminaliyle mal kabul yapacaksa modülün masaüstü ekranı işe yaramıyor.

Bir de kullanılabilirlik meselesi var ve en az konuşulan bu. ERP ekranları muhasebeciye göre tasarlanıyor. Günde bir talep açan üretim müdürü o ekranı açtığında ne yapacağını bilmiyor, telefon etmeye devam ediyor. Modül alınmış oluyor ama süreç değişmiyor.

Ayrı yazılım ne zaman doğru cevap

Ayrı satın alma yazılımı, sürecin kendisi bir değer taşıdığında mantıklı hale geliyor.

Birden fazla şantiyeniz ya da lokasyonunuz varsa, talepler sahadan geliyorsa, onay zinciri kişiye ve projeye göre değişiyorsa, aynı talepten birden çok sipariş çıkıyorsa, parçalı teslimat ve tolerans yönetiyorsanız ve tedarikçi performansını gerçekten ölçmek istiyorsanız süreç artık bir modülün altına sığmıyor.

Ayrı yazılımın ikinci gerekçesi hız. Satın alma süreçleri sık değişiyor: yeni bir onay kademesi ekleniyor, yeni bir malzeme sınıfı açılıyor, bir tedarikçi kategorisi ayrılıyor. ERP tarafında bu tür değişiklikler danışman ve sürüm planı istiyor. Satın almaya odaklı bir yazılımda aynı değişiklik ayarlar seviyesinde kalabiliyor.

Buradaki asıl şart şu: ayrı yazılım muhasebeye bağlanmıyorsa ayrı yazılım değil, ikinci Excel’dir. Sipariş, mal kabul ve fatura bilgisi muhasebeye otomatik gitmiyorsa sadece veri girişini ikiye katlamış olursunuz.

İki yolun ortası: bağlı ama ayrı

Uygulamada en sık kurulan yapı ikisinin arası oluyor ve genelde en iyi sonucu bu veriyor.

Satın alma süreci kendi yazılımında yürüyor. Talep, teklif, onay, sipariş, mal kabul orada. Fatura muhasebeye, stok hareketi ERP’ye entegrasyonla geçiyor. Muhasebe kendi bildiği sistemde kalıyor, satın almacılar kendi işlerine göre kurulmuş bir ekran kullanıyor.

Bu yapının bedeli entegrasyonun kendisi. Kurulumda emek istiyor ve iki taraf da güncellendiğinde bakılması gerekiyor. Karşılığında ise her iki ekip de kendi işine uygun araçla çalışıyor.

Codigno tarafında yapılan iş genellikle bu üçüncü şekil oluyor: satın alma ve lojistik süreci uçtan uca yönetiliyor, muhasebe ve finans entegrasyonu mevcut sisteminize bağlanıyor. Şirkete özel akışlar gerektiğinde low-code tarafı devreye giriyor ve o akış sıfırdan yazılım projesine dönüşmüyor.

Bir kimya firmasında modül açıldı, üç ay sonra kapandı

Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.

Tipik bir örnek üzerinden bakalım.

120 kişilik bir kimya üreticisi. Muhasebe ve stok tarafı bir ERP paketinde, uzun süredir sorunsuz çalışıyor. Satın alma Excel’de. Yönetim doğal olarak modülü açmaya karar veriyor.

Modül açılıyor, kurulum yapılıyor, eğitim veriliyor. Üç ay sonra satın alma ekibi yine Excel’e dönmüş oluyor.

Sebep tek bir maddede toplanıyor: firmanın onay kurgusu tutara ve departmana göre değil, malzeme sınıfına göre işliyor. Tehlikeli kimyasal alımları, hangi tutarda olursa olsun İSG sorumlusunun onayından geçmek zorunda. Modül bu kırılımı desteklemiyor. Uyarlama teklifi geliyor ve rakam, ayrı bir yazılımın yıllık bedeline yaklaşıyor.

İkinci sorun daha sessiz: üretim ve bakım birimlerindeki 30 kişi talep açacaktı. ERP ekranı bu kişiler için ağır geldi, talepler yine satın almacıya telefonla iletilmeye başlandı. Kullanıcı lisansı alındı, kullanılmadı.

Buradaki ders şu: modülün yetersiz olduğu nokta özellik listesi değildi. Firmanın sürecinde standart olmayan tek bir kural vardı ve karar tam olarak orada düğümlendi.

Karar öncesi mevcut ERP sağlayıcınıza sorulacaklar

Modülü açmayı düşünüyorsanız, teklif istemeden önce şu maddeleri sormak süreci çok kısaltıyor. Cevapların bir kısmı “evet ama ek modül” şeklinde geliyor ve asıl maliyet orada çıkıyor.

Onay kuralları hangi alanlara göre tanımlanabiliyor? Sadece tutar ve departman mı, yoksa proje, masraf merkezi ve malzeme sınıfı da mı? Bu tek soru çoğu kararı belirliyor.

Onaycının yedeği tanımlanabiliyor mu? İzindeki yöneticinin yerine kimin bakacağı sistemde varsa süreç durmuyor.

Talep açan kullanıcı nasıl fiyatlanıyor? Yüz kişinin talep açtığı bir şirkette bu, toplam maliyeti belirleyen madde oluyor.

Mobil kullanım var mı ve hangi ekranlar mobilde çalışıyor? “Mobil uygulamamız var” cevabı yeterli değil; talep açma ve onay verme ekranlarının mobilde olması gerekiyor.

Tedarikçi kendi teklifini girebiliyor mu? Portal ayrı lisansla mı geliyor?

Parçalı teslimat ve tolerans destekleniyor mu? Dökme ve tartılan malzeme alıyorsanız bu madde pazarlık dışı.

Fatura eşleştirmesi otomatik mi, uyarı üretiyor mu? Elle karşılaştırma yapılacaksa modülün fatura tarafı size bir şey kazandırmıyor.

Uyarlama talepleri nasıl fiyatlanıyor ve sürüm yükseltmesinde ne oluyor? Yaptırdığınız uyarlamalar bir sonraki sürümde yeniden elden geçecekse bunun bedelini baştan bilmelisiniz.

Kararı hangi soruyla verirsiniz

Tek bir soru çoğu zaman yeterli oluyor: geçen ay yapılan alımların kaçı standart akıştan geçti?

Cevap “neredeyse hepsi” ise ERP modülü yeter. Cevap “yarısı telefonla, e-postayla ya da istisna olarak yürüdü” ise modül alsanız da o yarısı yine dışarıda kalacak. O durumda ödediğiniz para süreci düzeltmiyor, sadece kayıt tutuyor.

Sık sorulan sorular

Logo ya da Mikro kullanıyoruz, satın almayı ayrı yazılımla yönetebilir miyiz?

Yönetebilirsiniz. Yaygın kurgu şu: süreç ayrı yazılımda yürüyor, sipariş ve fatura verisi muhasebeye entegrasyonla geçiyor. Muhasebe tarafında çalışma biçimi değişmiyor.

İki sistem arasında veri tutarsızlığı olur mu?

Entegrasyon tek yönlü ve tek kaynaklı kurulursa olmuyor. Kritik olan hangi verinin hangi sistemde asıl kabul edildiğinin baştan netleşmesi. Aynı kaydın iki yerde de düzenlenebildiği kurgular sorun çıkarıyor.

ERP modülünü açtık ama kullanılmıyor, ne yapmalıyız?

Önce kimin kullanmadığına bakın. Satın almacılar kullanmıyorsa sorun genelde ekran akışında, talep açanlar kullanmıyorsa sorun giriş kolaylığında. İkisi farklı çözüm gerektiriyor ve ikisi de yazılım değiştirmeden çözülebiliyor olabilir.

Ayrı yazılım aldığımızda ERP lisansımız boşa mı gider?

Gitmiyor. ERP muhasebe, finans, stok ve maliyet tarafında kalmaya devam ediyor. Ayrılan sadece satın alma süreci.

Geçiş ne kadar sürer?

Malzeme ve tedarikçi listesinin hazır olma durumuna göre değişiyor. Liste düzgünse kurulum haftalarla ölçülüyor; liste dağınıksa asıl süre onu toparlamaya gidiyor.

Zincirin bütününe bakmak isterseniz: satın alma yönetimi rehberi.

Geçen ay yapılan alımların kaçı standart akıştan geçti? Mevcut ERP’nizi ve süreçteki istisnaları paylaşın; modül mü, ayrı yazılım mı, yoksa ikisinin bağlı hali mi gerektiğine birlikte bakalım.

Facebook
Twitter
Email
Print