Otel Satın Almasında Günlük Alım ve Maliyet Kontrolü

Sanayide ayda kırk sipariş açılıyor. Otelde günde kırk kalem giriyor. Aynı süreç, tamamen farklı bir hız.

Zorluk hacim değil, hız

Otel satın almasını diğer sektörlerden ayıran şey tutar değil, işlem sayısı.

Bir fabrikada ayda kırk sipariş açılıyor ve her biri üzerinde düşünülüyor. Bir otelde her sabah sebze, meyve, et, süt ürünü, ekmek geliyor. Kalemler yüzlerce, tutarlar küçük, teslimat günlük.

Bu tabloya kurumsal satın alma disiplinini olduğu gibi uygulamak mümkün değil. Her domates alımı için üç teklif toplayıp onay turu işletirseniz mutfak boş kalıyor.

Ama disiplinsiz bırakırsanız da maliyet kontrolü diye bir şey kalmıyor, çünkü otelde kâr marjı tam olarak burada eriyor.

Çözüm, süreci yavaşlatmadan kaydı tutmak. İkisinin arasındaki denge, otel satın almasının bütün meselesi.

Günlük alımda onay nasıl kurulur

İşleyen otel kurgularında onay tek tek alımlara değil, çerçeveye bağlanıyor.

Düzenli alınan kalemler için tedarikçiyle dönemsel fiyat anlaşması yapılıyor. Günlük siparişler o anlaşmadan çekiliyor. Onay her sipariş için değil, anlaşma yapılırken veriliyor.

Bu, üç teklif kuralını ortadan kaldırmıyor, dönemselleştiriyor. Rekabet her sabah değil, anlaşma yenilenirken kuruluyor.

Günlük siparişte kalan tek kontrol miktar oluyor: bugün ne kadar lazım. Bunu da genelde departman şefi belirliyor ve satın almaya iletiyor.

Anlaşma dışı kalan ya da fiyatı oynak olan kalemler, örneğin taze balık ya da mevsim sebzesi, ayrı bir akıştan geçiyor. Bunlarda günlük fiyat sorulup kaydediliyor.

Kritik nokta şu: anlaşmanın bitiş tarihi takip edilmiyorsa süresi dolmuş fiyatlardan alım yapılmaya devam ediliyor ve kimse fark etmiyor.

Maliyet kontrolü porsiyon seviyesinde

Otelde satın alma maliyeti tek başına anlamlı değil. Anlamlı olan, satılan ürünün maliyeti.

Bu yüzden otel işletmeleri malzeme maliyetini reçeteye bağlıyor: bir porsiyonun içinde ne kadar et, ne kadar sos, ne kadar garnitür var.

Satın alma tarafını ilgilendiren kısmı şu: reçete ancak malzeme tanımı tutarlıysa çalışıyor. “Dana kuşbaşı” ve “kuşbaşı dana eti” iki ayrı kalem olarak kaydediliyorsa maliyet hesabı da ikiye bölünüyor.

Malzeme ağacı bu yüzden otelde diğer sektörlerden daha kritik. Günde yüzlerce kalem giren bir yapıda tanım dağınıklığı birkaç ay içinde maliyet raporunu kullanılamaz hale getiriyor.

Bir de birim meselesi var ve otelde özellikle sık çıkıyor. Malzeme kasa ile alınıyor, kilo ile tüketiliyor. Alternatif birim tanımlı değilse maliyet elle hesaplanıyor.

Departman ayrımı

Otelde satın alma tek bir yere değil, birbirinden bağımsız çalışan departmanlara hizmet ediyor.

Mutfak, bar, kat hizmetleri, teknik servis, spa. Her birinin kendi malzeme grubu, kendi tüketim ritmi ve çoğu zaman kendi bütçesi var.

Bu ayrım kayıtta tutulmuyorsa iki şey birden kayboluyor: hangi departmanın ne kadar harcadığı ve hangi departmanın bütçesini aştığı.

Doluluk oranıyla birlikte okunduğunda bu veri işletme için en değerli göstergelerden biri oluyor. Doluluk yüzde altmışken mutfak maliyeti yüzde seksen doluluk seviyesindeyse orada bir sorun var demektir.

Talep tarafında da departman ayrımı gerekiyor. Kat hizmetleri sorumlusunun talep açması ile mutfak şefinin talep açması aynı listeden yapılmıyor; her departman kendi malzeme grubunu görüyor.

Depo ve fire

Otelde depo yönetiminin iki ayrı sorunu var.

Son kullanma tarihi. Gıda deposunda tarih takibi bir tercih değil, zorunluluk. Tarihi geçen malzeme hem mali kayıp hem de denetim riski.

Fire ve zayi. Bozulan, dökülen, kullanılamayan malzeme her gün oluşuyor. Bu kayıt tutulmuyorsa stok gerçeği yansıtmıyor ve maliyet raporu da yanlış çıkıyor.

Fire kaydının tutulmadığı otellerde stok farkı genelde “kayıp” olarak açıklanıyor. Oysa büyük kısmı normal işletme firesi ve kaydedilse ölçülebilir bir gösterge haline geliyor.

Bir de depolar arası transfer var: ana depodan mutfak deposuna, bardan mutfağa. Kaydedilmeyen transfer, malzemenin sistemde kaybolmasına yol açıyor.

Maliyet yükseliyordu, hangi departmandan geldiği bilinmiyordu

Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.

Bir örnek, departman ayrımının neden gerekli olduğunu netleştiriyor.

Beş yıldızlı bir sahil oteli, sezon ortasında malzeme maliyetinin doluluk oranına göre yüksek olduğunu fark etti. Rakam genel toplamda görünüyordu ama kaynağı görünmüyordu.

Bütün alımlar tek bir “otel” masraf merkezine yazılıyordu. Mutfak, bar, kat hizmetleri, spa ve teknik servis ayrışmıyordu.

Ayrım yapıldıktan sonra iki ay içinde tablo netleşti.

Mutfak maliyeti doluluk oranıyla uyumluydu. Kat hizmetleri de öyle. Bar tarafında ise tüketim, satış rakamlarının belirgin şekilde üzerindeydi.

Nedenine bakıldığında iki şey çıktı. Bar deposundan mutfağa yapılan malzeme transferleri hiç kaydedilmiyordu; mutfağın kullandığı bazı kalemler barın hanesine yazılıyordu. İkincisi, açılan ama bitmeyen şişelerin fire kaydı tutulmuyordu, dolayısıyla bar tüketimi olduğundan yüksek görünüyordu.

Yani bar aslında sanıldığı kadar kötü değildi; ölçüm yanlıştı.

Düzeltme sonrası gerçek sapma çok daha küçük çıktı ve tek bir kalem üzerinde yoğunlaştığı görüldü. O kalem için tedarikçi değiştirildi.

Buradaki ders şu: departman ayrımı olmadan alınan aksiyon, yanlış departmanı hedef alıyor.

Codigno tarafında

Talep yönetimi tarafında ortak talep havuzu, departman bazlı onay hiyerarşisi ve gelişmiş yetkilendirme bulunuyor. Her departman kendi malzeme grubundan talep açabiliyor.

Malzeme ve hizmet ağacı ile varyant kurgusu, günde yüzlerce kalem giren bir yapıda tanım tutarlılığını sağlıyor. Alternatif malzeme birimi tanımlanabiliyor: kasa ile alınıp kilo ile tüketilen kalemler doğru izleniyor.

Depo tarafında çok lokasyonlu stok, depo rezervasyonu ve masraf merkezi bağı bulunuyor. Departman bazlı maliyet takibi masraf merkezi üzerinden kuruluyor.

Zincirin bütünü: satın alma yönetimi rehberi.

Sayım tarafında dönemsel sayım kampanyası açılıyor: hangi depo, son tarih, sayımcı görevlendirmesi, kabul edilebilir fark eşiği ve onay zinciri tanımlanıyor. Hurda, kayıp, düzeltme çıkışı ve hatalı işlem ayrı hareket türleri, yani mutfakta oluşan fire ile sayım hatası ayrışıyor. Kritik stok seviyesi uyarısı da var.

Sık sorulan sorular

Günlük alımlarda her sipariş onaydan geçmeli mi?

Geçmesi süreci durduruyor. Yaygın kurgu, onayın dönemsel fiyat anlaşmasında verilmesi ve günlük siparişin o anlaşmadan çekilmesi.

Fiyatı oynak kalemler nasıl yönetiliyor?

Anlaşma dışında tutulup günlük fiyatın kaydedilmesiyle. Kayıt tutulduğunda dönem sonunda ortalama fiyat çıkıyor ve bir sonraki anlaşmanın dayanağı oluyor.

Departman bazlı maliyet nasıl takip edilir?

Talebin açıldığı anda departmana ya da masraf merkezine bağlanmasıyla. Sonradan atanan maliyet doğru atanmıyor.

Son kullanma tarihi takibi için ne gerekiyor?

Malzemenin parti ya da tarih bilgisiyle stoğa girmesi. Bu bilgi mal kabulde girilmezse sonradan eklenemiyor.

Fire kaydı neden ayrı tutulmalı?

Tutulmadığında stok farkı olarak görünüyor ve kayıpla karışıyor. Ayrı tutulduğunda ölçülebilir bir gösterge oluyor ve normal seviyesi belirlenebiliyor.

Zincir otellerde satın alma merkezi mi olmalı?

Yaygın kurgu, anlaşmaların merkezden yapılıp günlük siparişlerin otel bazında verilmesi. Çok lokasyonlu stok ve departman ayrımı bu yapının ön koşulu.

Departman bazında maliyetinizi doluluk oranıyla birlikte görebiliyor musunuz? Otel sayınızı, departman sayınızı ve günlük giren kalem sayısını paylaşın; talep ve maliyet takibinin sizde nasıl kurulacağını gösterelim.

Facebook
Twitter
Email
Print