Sıcak Nokta Analizi: Tesiste Yoğunlaşma Neyi Anlatıyor?

Bir tesis planının üzerine biriken hareket kaydı konduğunda, bazı bölgeler koyulaşıyor. Bu koyu alanlar sıcak nokta olarak adlandırılıyor ve tek başlarına iyi ya da kötü bir şey söylemiyorlar.

Kısa cevap

Sıcak nokta, bir bölgede geçirilen zamanın ya da o bölgeden geçen hareketin diğerlerine göre yoğunlaştığı yer.

Yoğunluk kendiliğinden sorun değil. Bir tezgahın etrafının koyu çıkması beklenen bir şey; iş orada yapılıyor. Sorun, yoğunluğun beklenmeyen bir yerde çıkmasında ya da beklenen yerde beklenenden fazla çıkmasında.

Bu yüzden ısı haritası tek başına bir cevap değil, bir soru üretecidir. Verdiği çıktı “şurada bir şey oluyor” cümlesidir; ne olduğunu bulmak ayrı bir iş.

Bu yazı mekandaki yoğunlaşmayı anlatıyor. Zaman içindeki sıra ve bekleme ayrı bir başlık: üretimde iş akışı analizi.

Hangi sorulara cevap veriyor

Yoğunluk verisinin işe yaradığı dört alan var ve bunlar birbirinden oldukça farklı kararlar üretiyor.

Birincisi güvenlik. Yaya hareketi ile araç hareketinin üst üste bindiği bölgeler, kaza riskinin en yüksek olduğu yerler. Bu iki katmanın ayrı ayrı çıkarılıp üst üste konması, risk değerlendirmesine somut bir girdi veriyor.

İkincisi yerleşim. Bir malzemenin en çok hangi noktadan alındığı bilindiğinde, o malzemenin nerede durması gerektiği de bilinir hale geliyor. Depo tarafındaki karşılığı depoda forklift takibi yazısında.

Üçüncüsü kapasite. Bir alanın aynı anda kaç kişi ya da kaç araç tarafından kullanıldığı, o alanın darlığını gösteriyor. Genişletme kararları genelde hissiyatla veriliyor; bu veri onu ölçüye bağlıyor.

Dördüncüsü temizlik ve bakım. En çok kullanılan geçiş alanları, en çok yıpranan yerler. Bakım planı bu veriye göre kurulduğunda, eşit aralıklı bakım yerine kullanıma göre bakım yapılabiliyor.

Yoğunluk ne zaman risk, ne zaman normal

Haritayı okurken en sık yapılan hata, koyu her alanı sorun saymak.

Ayrımı yapan üç soru var. Birincisi: burada bir iş yapılıyor mu, yoksa sadece geçiliyor mu? Geçiş alanındaki yoğunluk trafik demek, işlem alanındaki yoğunluk kapasite demek.

İkincisi: yoğunluk zamanla mı yoksa sayıyla mı oluşuyor? Bir kişinin uzun süre durması ile çok sayıda kişinin kısa süre geçmesi, haritada benzer görünüp bambaşka şeyler anlatıyor. Bu iki katmanın ayrı okunması gerekiyor.

Üçüncüsü: yoğunluk planlı mı? Vardiya başlangıcında giriş bölgesinin koyulaşması beklenen bir şey. Aynı koyuluğun vardiya ortasında görünmesi ise bir sıra oluştuğunu söylüyor.

En sık yapılan yanlış okumalar

Isı haritası görsel olarak ikna edici olduğu için, yanlış sonuçlar da aynı hızla kabul görüyor.

En yaygını, haritayı verimlilik göstergesi sanmak. Koyu alan çok çalışıldığı anlamına gelmiyor; orada çok zaman geçirildiği anlamına geliyor. Bekleme de zamandır.

İkincisi, tek bir dönemin haritasına bakmak. Sipariş yoğunluğu ya da mevsim değiştiğinde harita da değişiyor. Yerleşim gibi kalıcı bir karar, tek haftalık bir görüntüye dayandırılmamalı.

Üçüncüsü, katmanları karıştırmak. Yaya, araç ve malzeme hareketi aynı haritada toplandığında ortaya çıkan resim güzel görünüyor ama hiçbir soruya cevap vermiyor. Ayrı ayrı bakıldığında her biri farklı bir aksiyon üretiyor.

Dördüncüsü ve en riskli olanı, haritayı kişi bazına indirmek. Bir çalışanın gün içinde nerede durduğunun haritası, iş akışı hakkında bilgi vermiyor; sadece bir gözetim kaydı üretiyor. Personel verisi söz konusu olduğunda çerçevenin baştan yazılı olması gerekiyor: KVKK ve personel konum takibi.

Bölge tanımı analizin yarısı

Isı haritasının kalitesini belirleyen şey verinin kendisi değil, bölgelerin nasıl tanımlandığı.

Bölgeler çok geniş tutulduğunda her yer orta yoğunlukta görünüyor ve harita hiçbir şey söylemiyor. Çok dar tutulduğunda ise gürültü artıyor, anlamsız noktalar öne çıkıyor.

İşe yarayan yaklaşım, bölgeleri tesisin kendi mantığına göre kurmak: tezgah çevresi, geçiş koridoru, ara stok alanı, giriş çıkış. Bu ayrım yapıldığında harita zaten okunabilir hale geliyor.

Bir de bölgelerin güncel kalması gerekiyor. Raf düzeni ya da hat yerleşimi değiştiğinde bölge sınırları da değişmeli; bunu yapacak kişi tanımlı değilse harita birkaç ay içinde eski tesisi anlatmaya başlıyor.

Bir lojistik deposunda ne görüldü

Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.

Çok sayıda sipariş satırı toplanan bir dağıtım deposu. Şikayet toplama süresinin uzunluğuydu ve depo yönetimi bunun raf sayısının fazlalığından kaynaklandığını düşünüyordu.

Üç haftalık hareket verisi bölgelere ayrılarak çıkarıldı. Beklenen koyu alanlar beklenen yerlerdeydi: hızlı hareket eden ürünlerin bulunduğu koridorlar.

Beklenmeyen olan başka bir şeydi. Paketleme alanının hemen önündeki dar geçiş, koridorların hepsinden daha koyu çıkmıştı ve orada hiçbir işlem yapılmıyordu.

Nedeni yerinde bakınca anlaşıldı. O geçiş hem toplama arabalarının paketlemeye gittiği hem de boş arabaların geri döndüğü tek noktaydı. İki yönlü trafik dar bir yerde kesişiyor ve her karşılaşmada biri diğerini bekliyordu.

İkinci bulgu güvenlik tarafındaydı. Aynı geçiş, forklift rotasının da üzerindeydi. Yaya katmanı ile araç katmanı ayrı çıkarılıp üst üste konduğunda, tesisin en yoğun kesişme noktasının orası olduğu görüldü.

Yapılan değişiklik raf düzeniyle ilgili değildi. Boş arabaların dönüş yolu ikinci bir güzergaha alındı ve forklift rotası o saatlerde geçişi kullanmayacak şekilde yeniden kuruldu.

Toplama süresi bundan sonra kısaldı. Asıl kazanç ise raporda görünmeyen taraftaydı: en riskli kesişme noktası, bir kaza yaşanmadan önce fark edilmişti.

Analiz nasıl kurgulanıyor

Kapsamı baştan geniş tutmak, bu analizde en sık yapılan hata. Bütün tesisin haritası çıkarıldığında elde çok fazla koyu alan oluyor ve hiçbiri sıraya konamıyor.

İşleyen sıra şu: önce bir soru seçiliyor. “Yaya ve araç nerede kesişiyor” ile “hangi malzeme en uzak yerde duruyor” farklı iki analiz ve farklı kapsam gerektiriyor.

Sonra o soruya yetecek kadar bölge tanımlanıyor ve ölçüm süresi belirleniyor. Süre, akışın kendini tekrar ettiği bir dönemi kapsamalı.

Ölçüm bittiğinde tek bir değişiklik yapılıp ölçüm tekrarlanıyor. Kapsamı dar tutan bu yaklaşım RTLS pilot projesi yazısında ayrıntılı anlatılıyor.

Codigno tarafında

RTLS gerçek zamanlı konum takip sistemi tarafında saha donanımı kendi tasarımımız ve kendi üretimimiz; bölge tanımı ve raporlama tarafı da aynı çatı altında kurgulanıyor.

Analize hangi soruyla başlanacağı keşifte belirleniyor. Yaya ve araç katmanlarının ayrı tutulması, güvenlik tarafındaki çıktıyı kullanılabilir kılan şey.

Uygulama tarafı için varlık ve ekipman takibi ve personel konum takip sistemi, genel resim için iç mekan konum takibi sayfalarına bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Isı haritası verimliliği mi gösteriyor?

Göstermiyor. Gösterdiği şey o bölgede geçirilen zaman ya da oradan geçen hareket. Bekleme de zaman olduğu için koyu alan çok çalışıldığı anlamına gelmiyor.

Ne kadar süre ölçüm gerekiyor?

Akışın kendini tekrar ettiği bir dönem. Sipariş yoğunluğu haftaya göre değişen tesislerde tek haftalık görüntü yanıltıcı olabiliyor.

Yaya ve araç hareketi aynı haritada gösterilebilir mi?

Gösterilebilir ama karar üretmiyor. İkisi ayrı çıkarılıp üst üste konduğunda kesişme noktaları görünür hale geliyor; asıl kullanışlı olan bu.

Personelin nerede durduğunu görebilir miyiz?

Teknik olarak mümkün, ama analiz kişi bazına indiğinde iş akışı hakkında bilgi vermiyor ve kişisel verinin işlenmesi ayrı bir çerçeve gerektiriyor. Pratikte bölge bazlı bakılıyor.

Bölgeleri kim tanımlıyor?

Tesisi bilen taraf. Bölgeler tesisin kendi mantığına göre kurulmadığında harita okunamıyor; yerleşim değiştiğinde de güncellenmesi gerekiyor.

Analiz sonrası ne kadar sürede sonuç alınıyor?

Değişikliğin türüne bağlı. Rota ve yerleşim değişiklikleri kısa sürede ölçülebiliyor; kalıcı yerleşim kararları için ölçümün farklı dönemlerde tekrarlanması gerekiyor.

Tesisinizin en yoğun noktası neresi, emin misiniz? Tesis yapınızı, cevap aradığınız soruyu ve varsa yaşanmış yakın kaza kayıtlarını paylaşın; hangi katmanla başlanacağını birlikte çıkaralım.

Facebook
Twitter
Email
Print