Hastanede Ekipman Takibi: Aranan Cihaz Neden Bulunamıyor?

Hastanelerde ekipman genellikle çalınmıyor, kaybolmuyor ve bozulmuyor. Sadece o an nerede olduğu bilinmiyor.

Envanterde var, elde yok

Bir hastanenin cihaz envanteri kâğıt üzerinde neredeyse her zaman doğrudur. Serum pompası sayısı bellidir, ekokardiyografi cihazının hangi birime zimmetli olduğu kayıtlıdır, tekerlekli sedye adedi biliniyordur.

Sorun envanterde değil, o envanterin gün içindeki halinde.

Cihaz zimmetli olduğu birimde durmuyor. Hasta transferiyle başka kata çıkıyor, temizlik sonrası ara koridorda bekliyor, arızalı diye bir odaya alınıp unutuluyor. Kayıt hâlâ ilk birimi gösteriyor ve arayan kişi orada bulamıyor.

Bulunamayan cihazın maliyeti iki yerden çıkıyor. Birincisi aramaya harcanan zaman ve o zamanın kimden çıktığı. İkincisi, aynı cihazdan bir tane daha alınması; ki bu karar genelde “yetmiyor” gerekçesiyle veriliyor, oysa mevcut olanların bir kısmı o sırada boşta duruyor.

Kritik anda aranan cihazın bulunamaması ise ayrı bir başlık ve rakamla ölçülmüyor.

Hangi cihaz takip edilmeli

Her şeyi takip etmeye çalışan proje, hiçbir şeyi takip edemeden bitiyor. Kapsam kararı ilk adımda veriliyor.

Ayırt edici soru şu: bu cihaz aranıyor mu.

Sabit duran, odasından çıkmayan ve herkesin yerini bildiği cihazlar listeye girmiyor. Listeye giren cihazlar taşınabilir olanlar, birimler arasında dolaşanlar ve sayıca sınırlı olduğu için sıraya girilenler.

Pratikte üç grup çıkıyor: hasta başı destek cihazları, taşınabilir görüntüleme ve ölçüm cihazları, hasta taşıma ekipmanları.

Dördüncü bir grup da ekleniyor ama farklı bir gerekçeyle: bakım ve kalibrasyon takvimi bağlayıcı olan cihazlar. Onlarda takibin amacı bulmak değil, cihazın nerede olduğunu bilerek bakım planlaması yapabilmek.

Kat, oda, koridor: doğruluk beklentisi nerede oturuyor

Hastane binaları çok katlı ve konum beklentisi kat bazında konuşulduğunda proje sadeleşiyor.

Bir hemşirenin ihtiyacı genelde “hangi katta ve hangi bölümde” cevabıdır. Bu cevap alındıktan sonra cihazı bulmak birkaç dakikalık iş.

Oda seviyesinde ayrım gerektiren durumlar var, ancak bunlar istisna ve genelde belirli bir bölümle sınırlı. Tesisin tamamına oda seviyesi beklentisi yazmak, hem kurulumu hem bütçeyi bambaşka bir yere taşıyor: konum takip doğruluğu.

Beklentiyi bölüm bölüm ayırmak, hastane projelerinde en çok işe yarayan tek karar.

Bakım ve kalibrasyon tarafındaki asıl kazanç

Ekipman takibi çoğu zaman “arama süresi” üzerinden anlatılıyor, oysa hastanede daha sessiz ve daha değerli bir kullanım var.

Biyomedikal birimi, bakım ve kalibrasyon takvimini yürütmek zorunda. Takvim geldiğinde cihazın bulunması gerekiyor ve bulunamayan cihaz için işlem ertelendiğinde kayıt açıkta kalıyor.

Konum bilgisi bu işi planlanabilir hale getiriyor. Bakım listesi kat bazında gruplanabiliyor, aynı bölüme birden fazla kez gidilmiyor ve gecikmiş kalem sayısı görünür oluyor.

Denetim tarafında da karşılığı var. Bir cihazın bakım kaydıyla o cihazın nerede olduğunun eşleşmesi, dosya üzerinden yapılan takibi sahaya bağlıyor.

Bir dal hastanesinde

Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.

Orta ölçekli bir dal hastanesi. Beş kat, iki ameliyathane bloğu, yoğun bakım ve poliklinik alanı var.

Talep infüzyon pompalarıyla ilgiliydi. Servisler pompa sayısının yetmediğini bildiriyordu ve yeni alım için bütçe talebi açılmıştı.

Kapsam dar tutuldu. Yalnızca taşınabilir pompalar ve taşıma ekipmanları listeye alındı; sabit cihazlar hiç dahil edilmedi.

İlk üç haftanın sonunda tablo netleşti. Pompaların bir kısmı sürekli iki serviste dolaşıyordu, geri kalanı ise temizlik ve arıza bekleme alanında birikmişti.

Arıza bekleme alanı sürprizdi. Oraya bırakılan cihazların bir bölümü aslında arızalı değildi; ayarı bilinmediği için “çalışmıyor” diye alınmış ve kimse geri götürmemişti.

İkinci bulgu vardiya değişimindeydi. Gece vardiyasına devredilen cihazların bir kısmı sabah farklı katta çıkıyordu ve arama süresinin büyük bölümü o saatlerde yaşanıyordu.

Yeni alım talebi askıya alındı ve iki uygulama başlatıldı. Arıza bekleme alanı için bir sorumlu tanımlandı, vardiya devrine cihaz teyidi eklendi.

Sonraki dönemde servislerden gelen yetmezlik bildirimi belirgin şekilde azaldı. Pompa sayısı değişmemişti; değişen şey, boşta duran cihazların görünür hale gelmesiydi.

Personel takibi ayrı bir karar

Ekipman takibi kurulan bir hastanede, “madem sistem var, personeli de görelim” önerisi neredeyse her zaman geliyor.

Bu iki iş teknik olarak benzer, hukuki olarak değil.

Cihazın konumu bir varlık bilgisi. Çalışanın konumu kişisel veri ve işlenmesi için dayanağın netleşmesi, çalışanın bilgilendirilmesi ve amacın dar tanımlanması gerekiyor: KVKK ve personel konum takibi.

Sağlık kuruluşlarında bu konu ayrıca hassas, çünkü çalışanın bulunduğu yer aynı zamanda hangi hastayla ilgilendiğini de gösterebiliyor. Amaç güvenlik ve acil çağrı ise kurgu buna göre daraltılıyor; genel performans izleme gerekçesiyle kurulan bir kurgu ise çalışan tarafında karşılık bulmuyor ve projenin kendisini zora sokuyor.

En sağlam yol, ekipman ve personel kurgularını aynı projede birleştirmemek: personel konum takip sistemi.

Hastanede RFID zaten var, o yetmiyor mu

Birçok hastanede kapı geçişlerinde ya da stok tarafında okuyucu bulunuyor ve haklı bir soru geliyor: mevcut altyapı bu işi görmüyor mu.

Görmüyor, çünkü ikisi farklı soruyu cevaplıyor. Okuyucu tabanlı yapı, cihazın belirli bir noktadan geçtiğini kaydediyor. Geçişler arasında cihazın nerede olduğu bilinmiyor.

Aranan cihazın “en son üçüncü katın kapısından geçtiği” bilgisi, onu bulmak için genelde yeterli olmuyor: RFID ile RTLS farkı.

Codigno tarafında

Varlık ve ekipman takibi tarafında kurgu kapsam kararıyla başlıyor. Hangi cihazın listeye gireceği belirlenmeden etiket planı yapılmıyor.

Etiketin cihaza nasıl takılacağı ve temizlik süreçlerine nasıl dayanacağı ayrı planlanıyor: Codigno Tag Pro.

Proje akışının tamamı için: RTLS projesi nasıl planlanır.

Genel resim ve teknoloji karşılaştırmaları: iç mekan konum takibi ve RTLS gerçek zamanlı konum takip sistemi.

Sık sorulan sorular

Etiket, cihazın temizlik ve dezenfeksiyon sürecine dayanır mı?

Dayanıklılık beklentisi kapsam kararının parçası olarak belirleniyor. Sık dezenfekte edilen ekipmanla nadiren temizlenen ekipman için aynı montaj yöntemi seçilmiyor.

Tıbbi cihazın çalışmasını etkiler mi?

Etiket cihaza müdahale etmiyor, ayrı bir birim olarak takılıyor. Yine de hangi cihaza nereye takılacağı biyomedikal birimiyle birlikte kararlaştırılıyor.

Hasta takibi de yapılabilir mi?

Teknik olarak mümkün, ancak bu tamamen ayrı bir hukuki çerçeve ve ayrı bir proje. Ekipman projesine sonradan eklenmiyor.

Kaç cihazdan sonra anlamlı oluyor?

Cihaz sayısından çok arama sıklığı belirleyici. Az sayıda ama sürekli aranan ekipman, çok sayıda ama yerinde duran ekipmandan daha hızlı karşılık veriyor.

Bina eski ve kat planları güncel değil, sorun olur mu?

Keşif aşamasında bu ortaya çıkıyor ve genelde plan güncellemesi projenin ilk çıktısı oluyor. Güncel olmayan planla kurgu yapmak sonradan düzeltilmesi zor bir hata.

Hastane bilgi sistemiyle bağlanabilir mi?

Bağlanabiliyor ve değerin önemli kısmı buradan çıkıyor. Bakım kaydı, zimmet ve konum aynı ekranda birleştiğinde takip dosya işi olmaktan çıkıyor.

Önce hangi cihazın arandığını konuşalım. Kat sayınızı, takip etmek istediğiniz ekipman gruplarını ve bakım takviminizi paylaşın; kapsamı birlikte daraltalım.

Facebook
Twitter
Email
Print