Maden Ocaklarında Personel Takibi Zorunlu mu?

Kısa cevap: yeraltı ocaklarında evet. Uzun cevap, yükümlülüğün yalnızca “sistem kurulu olsun” demekle bitmediği.

Yükümlülük ne diyor

Maden işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, yeraltı ocakları için ayrı bir şart getiriyor ve bu şart 2017 başından beri yürürlükte.

Üç başlık halinde okunuyor.

Birincisi, yeraltında çalışanların bulundukları yerlerin her an izlenebilmesi. Vardiya başında yapılan bir sayım ya da giriş çıkış kaydı bu şartı karşılamıyor; istenen şey anlık görünürlük.

İkincisi, sistemin acil hallerde çalışabilir durumda kalması. Göçük, su baskını, patlama ve yangın halleri açıkça sayılıyor. Yani sistemin en çok ihtiyaç duyulacağı anda ayakta kalması bekleniyor.

Üçüncüsü, kayıtların saklanması. Kayıtların belirli bir süre boyunca tutulması ve gerektiğinde sunulabilmesi isteniyor.

Üçü birlikte okunduğunda ortaya çıkan tablo şu: yükümlülük bir cihaz alma yükümlülüğü değil, çalışır durumda bir sistemin sürekliliği yükümlülüğü.

İkinci şart neden en zoru

Üç şart arasında sahada en çok tartışma yaratan ikincisi.

Normal koşullarda çalışan bir sistem kurmak, mühendislik olarak bilinen bir iş. Zor olan, galerinin bir bölümü çöktüğünde ya da enerji kesildiğinde sistemin geri kalanının çalışmaya devam etmesi.

Bu, tasarımın baştan buna göre yapılmasını gerektiriyor. Sonradan eklenen bir yedeklilik, olay anında beklenen sonucu vermiyor.

Denetimde de en çok bu başlık soruluyor. “Sistem var mı” sorusunun cevabı kolay; “acil durumda çalıştığını nasıl gösteriyorsunuz” sorusunun cevabı ise tasarım belgelerinde ve tatbikat kayıtlarında aranıyor.

Yeraltının kendine özgü zorlukları

Bir fabrikada işe yarayan yaklaşım, yeraltında aynı sonucu vermiyor ve sebepleri fiziksel.

Galeri yapısı sürekli değişiyor. Üretim ilerledikçe yeni ayaklar açılıyor, eskiler kapanıyor ve dünkü kapsama planı bugün eksik kalıyor.

İkincisi ortam. Toz, nem, su ve titreşim, yerüstünde karşılaşılmayan bir yük oluşturuyor.

Üçüncüsü mesafe. Galeriler kilometrelerce uzanıyor ve besleme ile haberleşme hattının bu mesafeye taşınması ayrı bir iş.

Dördüncüsü ise operasyonel. Vardiya değişimlerinde yüzlerce kişi kısa sürede giriş çıkış yapıyor ve sistemin bu yoğunlukta hata vermemesi gerekiyor.

Bu dördü, yeraltı projelerini sıradan bir konum takibi projesinden ayıran şey: maden ocağı personel takip.

Zaten sistemim var, neden değiştireyim

Yükümlülük yıllardır yürürlükte olduğu için ocakların büyük kısmında kurulu bir sistem bulunuyor. Yani konuşma genelde ilk kurulum konuşması değil, değiştirme konuşması oluyor.

Değiştirme kararı da genelde teknolojiden değil, dört pratik sıkıntıdan doğuyor.

Birincisi kapsama boşlukları. Ocak ilerledikçe yeni açılan bölümler kapsama dışında kalıyor ve orada bulunan kişi sistemde son görüldüğü yerde duruyormuş gibi görünüyor. Bu, sisteme olan güveni en hızlı bitiren durum.

İkincisi genişletme maliyeti. Yeni galeriye kapsama eklemek beklenenden pahalıya geliyor ya da tedarik süresi işletmeyi bekletiyor.

Üçüncüsü destek. Arıza durumunda müdahale süresi uzuyor ve yedek parça tedariki sorun çıkarıyor.

Dördüncüsü kayıt tarafı. Sistem konumu gösteriyor ama denetimde istenen kaydı üretemiyor ya da kayıtlar dışa aktarılamıyor.

Değiştirme kararı verirken bu dördünün hangisinin sizin sıkıntınız olduğu, yeni sistemin şartnamesini doğrudan belirliyor.

Şartnameye ne yazılmalı

Yeraltı projelerinde şartnameye tek bir doğruluk rakamı yazmak işe yaramıyor. Ortam bölümden bölüme değişiyor.

Bunun yerine test edilebilir maddeler yazılıyor.

Kişinin hangi galeride ve hangi bölümde bulunduğu anlık görülebilmeli. Bölüm tanımı ocağın kendi bölümlendirmesiyle aynı olmalı, çünkü tahliye planı da o bölümlendirmeye göre yapılıyor.

Vardiya başında ve sonunda içeride bulunan kişi sayısı, giriş kayıtlarıyla tutarlı olmalı ve fark varsa uyarı üretmeli.

Yeni açılan bir galeriye kapsama eklenmesi için gereken süre ve yöntem baştan yazılmalı. Bu madde, ocağın ilerleme hızıyla doğrudan ilgili.

Kayıtların dışa aktarılabilmesi ve denetimde sunulabilir formatta üretilebilmesi şart olarak konmalı.

Son olarak acil durum senaryosu tatbikatla test edilmeli. Kağıt üzerinde yedekli görünen bir tasarımın sahada nasıl davrandığı ancak böyle görülüyor: RTLS projesi nasıl planlanır.

Bir yeraltı linyit ocağında

Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.

Yeraltı linyit üretimi yapan bir ocak. Vardiya başına yüzlerce kişi iniyor ve üretim ilerledikçe galeri planı sürekli değişiyor.

Ocakta kurulu bir personel takip sistemi zaten vardı ve yıllardır çalışıyordu. Talep, sistemin yenilenmesiydi.

Sebep denetimde çıkan bir bulgu değildi. Sebep, işletmenin kendi iç tatbikatında yaşadığı bir andı.

Tatbikat sırasında bir bölümde bulunan kişi sayısı ile sistemin gösterdiği sayı tutmadı. Fark küçüktü ama sebebi araştırıldığında ortaya çıkan tablo rahatsız ediciydi: son altı ayda açılan iki galeri kapsama dışında kalmıştı ve oradaki kişiler, en son geçtikleri noktada duruyormuş gibi görünüyordu.

Sistem hata vermiyordu. Yanlış bilgi veriyordu ve bu daha kötüydü.

Keşifte iki karar alındı.

Birincisi kapsama planının ocağın ilerleme planına bağlanmasıydı. Yeni galeri açıldığında kapsama eklenmesi, üretim planının bir adımı haline getirildi. Böylece boşluk oluşması yapısal olarak engellendi.

İkincisi tutarlılık kontrolüydü. Vardiya giriş kayıtları ile ocak içinde görünen kişi sayısı sürekli karşılaştırılıyor ve fark oluştuğunda uyarı üretiliyordu. Yani sistem, kendi kör noktasını kendisi bildiriyordu.

Bölümlendirme de değiştirildi. Sistemin bölge tanımları, tahliye planındaki bölümlerle birebir aynı hale getirildi. Öncesinde ikisi farklıydı ve acil durumda iki farklı harita konuşuluyordu.

Kayıt tarafında ise saklama süresi ve dışa aktarma, denetimde istenen biçimde üretilecek şekilde düzenlendi.

Devreye alma sonrası yapılan tatbikatta sayım tuttu. Asıl kazanç ise başka bir yerdeydi: vardiya sonunda çıkışı görünmeyen kişi için üretilen uyarı, iki kez gerçek bir duruma karşılık geldi ve ikisinde de kişi ocakta unutulmuş değildi, kayıt hatasıydı. Bu bile, tatbikat dışında sistemin gerçekten çalıştığını gösteren bir kanıt oldu.

Kişisel veri tarafı

Yükümlülük kaynaklı olması, sınırsız veri toplanabileceği anlamına gelmiyor.

Amaçla sınırlılık burada da geçerli. İzleme, iş sağlığı ve güvenliği amacıyla yapılıyor ve verimlilik ölçümüne genişletildiğinde dayanak zayıflıyor.

Saklama süresi mevzuatın istediği asgari süreye göre belirleniyor ve gereksiz uzatılmıyor.

Erişim tarafı da daraltılıyor. Kayıtlara kimlerin ulaşabileceği yazılı olarak belirleniyor: KVKK ve personel konum takibi.

Codigno tarafında

Maden ocağı personel takip tarafında proje, ocağın kendi bölümlendirmesi ve ilerleme planı üzerinden kurgulanıyor. Hazır bir paket olarak değil, keşifle başlayan bir iş olarak yürüyor.

Ocağın sınıflandırmasına göre gereken donanım şartları, şartnamenin ilk maddesi olarak baştan konuşuluyor. Bu başlık projede sonradan açılan bir konu değil.

Yerüstü tesisleri ve idari alanlar için farklı bir kurgu gerekiyorsa ayrı planlanıyor: personel konum takip sistemi.

Genel resim için: iç mekan konum takibi ve RTLS.

Sık sorulan sorular

Yer üstü işletmelerde de zorunlu mu?

Şart yeraltı ocakları için tanımlanmış durumda. Yer üstü işletmelerinde konum takibi yükümlülükten değil, işletmenin kendi güvenlik ve verimlilik ihtiyacından doğuyor.

Giriş çıkış kaydı yeterli sayılır mı?

Sayılmıyor. İstenen şey çalışanların bulundukları yerlerin her an izlenebilmesi; giriş çıkış kaydı yalnızca kimin içeride olduğunu söylüyor, nerede olduğunu söylemiyor.

Ocak ilerledikçe sistemi genişletmek gerekiyor mu?

Gerekiyor ve bu, projelerin en sık aksayan tarafı. Kapsama planının üretim ilerleme planına bağlanması, boşluk oluşmasını yapısal olarak engelliyor.

Donanımın ocak koşullarına uygunluğu nasıl belirleniyor?

Ocağın sınıflandırmasına göre gereken şartlar projenin başında, şartname aşamasında belirleniyor. Bu başlığın kurulum aşamasına bırakılmaması gerekiyor.

Kayıtları ne kadar süre saklamak gerekiyor?

Mevzuat asgari bir saklama süresi öngörüyor. İşletmeler genelde bu sürenin üzerine kendi politikalarını ekliyor; süre yazılı olarak belirlenip sonunda silme uygulanıyor.

Mevcut sistemim varken geçiş nasıl yapılıyor?

Kademeli geçiş yaygın yöntem. Yeni sistem belirli bölümlerde devreye alınıp mevcut sistemle bir süre birlikte çalıştırılıyor, tutarlılık doğrulandıktan sonra geçiş tamamlanıyor.

Sisteminiz var ama tatbikatta sayım tutmuyorsa, sorun genelde kapsama boşluğudur. Ocağınızın bölümlendirmesini, vardiya başına inen kişi sayısını ve mevcut sistemde yaşadığınız sıkıntıyı paylaşın; şartnameyi birlikte çıkaralım.

Facebook
Twitter
Email
Print