Forklift takibi denince akla ilk gelen şey aracın haritada görünmesi oluyor. Oysa depo müdürünün asıl merak ettiği şey aracın nerede olduğu değil, neden orada olduğu.
Kısa cevap: yeraltı ocaklarında evet. Uzun cevap, yükümlülüğün yalnızca “sistem kurulu olsun” demekle bitmediği. Yükümlülük ne diyor Maden işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, yeraltı
Ekipman takibi ile personel takibi teknik olarak aynı işe benziyor. Hukuki olarak hiç benzemiyor ve bu fark, projelerin en sık atladığı yer. Önce ayrımı kurmak
“Kaç etiket takacaksınız?” sorusu, teklif hazırlamaya çalışan tarafın ilk sorusu oluyor. Fiyatı belirleyen şey ise genelde o değil. Fiyatı belirleyen asıl kalem Konum takibi projelerinde
Konum takibi projelerinin çoğu teknik sebeplerden başarısız olmuyor. Sistem çalışıyor, veri akıyor ve kimse ona bakmıyor. Adım 1: Kararı yazın, ihtiyacı değil Proje “konum takibi
Teklif toplarken sorulan ilk soru genelde şu oluyor: “kaç santim hassasiyet veriyor?” Bu soruya net bir rakamla cevap veren teklif, aslında en riskli olanı. Neden
Bu üçü genelde bir gelişim merdiveni gibi sunuluyor: barkoddan başla, RFID’ye geç, RTLS’e çık. Sahada böyle ilerleyen projeler çoğu zaman parasını geri alamıyor. Merdiven değil,
İkisi de etiket kullanıyor, ikisi de kablosuz çalışıyor ve teklif dosyalarında yan yana duruyorlar. Verdikleri cevap ise tamamen farklı. Tek cümlelik fark RFID, bir varlığın
Bu soru genelde yanlış yerden soruluyor. Hangisinin daha iyi olduğu değil, hangi sorunun sorulduğu belirleyici. İkisi rakip değil Karşılaştırma yazılarının çoğu bu iki teknolojiyi aynı
Aynı telefon, aynı uygulama. Otoparkta nokta yerinde duruyor, depo kapısından girdikten sonra harita üzerinde binanın dışında bir yerlerde geziniyor. Sorun cihazda değil İlk akla gelen