İki sözleşme türü arasındaki fark ödeme biçiminden ibaret değil. Miktar riskini kimin taşıyacağını ve hakediş masasında neyin tartışılacağını belirliyor.
İkisi neyi farklı yapıyor
Teklif birim fiyat esaslı sözleşmede her iş kalemi için bir birim fiyat belirleniyor. Ödeme, gerçekleşen miktarın o fiyatla çarpılmasıyla bulunuyor. Miktar arttıkça ödeme artıyor.
Anahtar teslim götürü bedelli sözleşmede toplam bir bedel üzerinde anlaşılıyor. İşin tamamı bu bedele yapılıyor ve miktar değişse de bedel değişmiyor.
Aradaki asıl fark risk dağılımında. Birim fiyatta miktar riski işverende, götürü bedelde yüklenicide.
Bunun pratikteki karşılığı şu: birim fiyatlı işte proje eksikse işveren daha çok ödüyor, götürü bedelli işte proje eksikse yüklenici daha çok yapıyor.
Hakediş nasıl değişiyor
Hesap mantığı iki türde de kümülatif, ama ölçülen şey farklı: hakediş nasıl hesaplanır.
Birim fiyatlı işte miktar ölçülüyor. Kaç metreküp beton, kaç metrekare kalıp, kaç kilogram demir. Bu miktarlar kümülatif kayda işleniyor ve birim fiyatla çarpılıyor.
Götürü bedelli işte tamamlanma yüzdesi tespit ediliyor. Her iş grubunun toplam bedel içindeki payı sözleşme aşamasında belirleniyor ve bu paylar bir tabloda tutuluyor. Hakediş döneminde o grubun ne kadarının bittiği belirleniyor.
Bu tablonun adı pursantaj tablosu ve götürü bedelli işin en kritik belgesi. Sözleşme aşamasında dikkatsiz hazırlanan bir pursantaj tablosu, işin tamamı boyunca nakit akışını bozuyor.
Pursantaj tablosu neden kritik
Tablo, hangi imalatın toplam bedelin yüzde kaçını temsil ettiğini söylüyor.
Yanlış kurulduğunda iki yönlü sorun çıkıyor. Erken aşamalardaki imalatların payı olduğundan düşük yazılmışsa, yüklenici işin başında az tahsil edip çok harcıyor ve finansman sıkışıyor. Tersi durumda ise işin sonunda ödenecek tutar, kalan işi karşılamıyor ve bu kez işveren risk altına giriyor.
İkinci sorun ölçüde. Kaba inşaatın yüzde kaçının bittiği, metraj kadar kesin bir şey değil. Tartışma miktardan orana kaydığında, tarafların yorumu devreye giriyor.
Bu yüzden götürü bedelli işlerde de metraj tutulması yaygın. Ölçüm zorunlu olmasa da, oran tartışmasında dayanak oluyor: yeşil defter ve ataşman.
İş artışı ve kapsam
İki türde de sahada beklenmedik durumlar çıkıyor, ama karşılığı farklı.
Birim fiyatlı işte miktar artışı doğal karşılanıyor; fiyat sabit, miktar değişken. Sorun, sözleşmede pozu olmayan yeni bir imalat çıktığında başlıyor. Bu durumda yeni birim fiyat tespiti gerekiyor ve tespit yapılmadan imalat hakedişe giremiyor.
Götürü bedelli işte ise tartışma kapsamda oluyor. Yapılan iş sözleşmenin kapsamında mı, yoksa ilave iş mi? Bu sorunun cevabı çoğu zaman sözleşme eklerinde ve teknik şartnamede aranıyor.
Kapsam sınırının net çizilmemesi, götürü bedelli işlerin en yaygın uyuşmazlık sebebi. Sözleşme aşamasında yapılan bir günlük ek çalışma, iş boyunca aylarca tartışılmayı önlüyor: taşeron sözleşmesinde nelere dikkat edilir.
Hangi işte hangisi oturuyor
Karar, belirsizliğin nerede olduğuna bakılarak veriliyor.
Proje kesinse, imalat kalemleri net tanımlanmışsa ve sürprizin sınırlı olması bekleniyorsa götürü bedel çalışıyor. Yüklenici riski fiyatlayabiliyor, işveren de bütçesini sabitliyor.
Zemin koşulları bilinmiyorsa, mevcut yapıya müdahale ediliyorsa ya da proje iş sürerken netleşecekse birim fiyat daha güvenli. Yenileme ve altyapı işlerinde bu yüzden birim fiyat yaygın.
Üçüncü bir yol karma sözleşme: işin öngörülebilir kısmı götürü, belirsiz kısmı birim fiyat. Uygulamada sık kullanılıyor ama iki düzenin sınırının yazılı olması gerekiyor.
Uzun süren işlerde ayrıca fiyat farkı ve döviz tarafı devreye giriyor; maliyetin sözleşme tarihindeki seviyede kalmayacağı ikisinde de geçerli. Kur tarafındaki mantık ayrı bir yazıda: dövizli alımda kur farkı.
Teklif verirken ne değişiyor
Sözleşme türü yalnızca hakedişi değil, teklif hazırlığını da değiştiriyor.
Birim fiyatlı işte teklif, kalem kalem fiyatlamaya dayanıyor. Miktar riski karşı tarafta olduğu için yüklenicinin işi, her pozun birim maliyetini doğru çıkarmak. Yanlış fiyatlanan bir poz, o pozun miktarı büyükse tek başına işin kârını götürüyor.
Götürü bedelli işte teklif bir toplam sayı. Yüklenici hem miktarı hem fiyatı tahmin ediyor ve ikisinin riskini birden taşıyor. Bu yüzden götürü tekliflerde bir belirsizlik payı fiyata ekleniyor.
Buradan çıkan sonuç şu: götürü bedelli iş, işveren için her zaman daha ucuz olmuyor. Belirsizlik yüksekse yüklenici o belirsizliği fiyatlıyor ve işveren riski satın almış oluyor.
Bir OSB altyapı işinde tür değişikliği
Not: Aşağıdaki örnek gerçek bir müşteriye ait değildir; sahada sık karşılaşılan durumlardan oluşturulmuş bir senaryodur.
Bir organize sanayi bölgesi altyapı işi. Yol, yağmur suyu hattı ve altyapı kanalları kapsamda.
İş götürü bedelli ihale edilmişti ve pursantaj tablosu ihale dosyasında hazırdı.
Kazı çalışmaları başladığında zemin, sondaj raporunda görünenden farklı çıktı. Kaya oranı yüksekti ve kazı yöntemi değişti. Yüklenici için birim maliyet ciddi şekilde arttı.
Götürü bedelli sözleşmede miktar riski yüklenicide olduğu için ilk tepki “bu bizim riskimiz” oldu. Ancak durum miktar farkı değil, yöntem farkıydı; sözleşme eklerindeki zemin verisiyle sahadaki koşul örtüşmüyordu.
Görüşmeler uzadı ve iş üç ay yavaşladı. Sonunda kazı kalemleri sözleşmeden ayrılıp birim fiyat esasına geçirildi, geri kalan kapsam götürü olarak sürdü.
Firma sonraki ihalelerde yaklaşımını değiştirdi: zemin belirsizliği olan işlerde götürü teklif vermeden önce, kazı kalemlerinin birim fiyata alınmasını şart olarak öneriyor.
Bu örnek şunu gösteriyor: sözleşme türü bir tercih değil, belirsizliğin nerede olduğuna verilen cevap. Yanlış tür seçildiğinde tartışma kaçınılmaz oluyor.
Codigno tarafında
Taşeron ve hakediş yazılımı birim fiyat esaslı kurguya göre çalışıyor: sözleşmede poz listesi ve birim fiyatlar tutuluyor, hakediş poz bazında metrajdan üretiliyor.
Poz kütüphanesi kategorili bir yapıda duruyor ve her pozun malzeme, işçilik, malzeme artı işçilik birim maliyeti ayrı tutuluyor. Her biri farklı para biriminde tanımlanabiliyor.
Çok para birimi hesabın kendisinde geçerli. Kur, kesintiler, KDV ve tevkifat para birimi bazında ayrı yürüyor ve çıktıda her para birimi için ayrı icmal alınıyor. Uzun süren ve ithal kalem içeren işlerde tartışmayı kapatan taraf bu.
Sözleşme dışı işler ayrı bir kalem olarak giriliyor. Bu kalem poz bazlı değil tutar bazlı, yani sözleşmede karşılığı olmayan bir imalat için yeni poz açılmadan hakedişe alınabiliyor ve onay zincirinden geçiyor.
Maliyet tarafında talebin proje bütçesiyle karşılaştırılması tanımlı, yani sözleşme türü ne olursa olsun gerçekleşen malzeme maliyeti bütçeyle yan yana durabiliyor.
Zincirin bütünü: hakediş yönetimi rehberi. Sektör tarafı: inşaat ve altyapı çözümleri.
Sık sorulan sorular
Götürü bedelli işte metraj tutmak gerekiyor mu?
Zorunlu değil ama tavsiye ediliyor. Tamamlanma oranı tartışıldığında ölçüme dayalı bir kayıt, tarafların yorumundan daha güçlü duruyor.
Birim fiyatlı işte toplam bedel belli değil mi?
Sözleşmede yaklaşık bir bedel bulunuyor ama nihai tutar gerçekleşen miktara göre çıkıyor. Bu, işverenin bütçe belirsizliği taşıması demek.
Pursantaj tablosu sonradan değiştirilebilir mi?
Tarafların anlaşmasıyla değiştirilebiliyor ama kolay olmuyor, çünkü ödeme planını doğrudan etkiliyor. Tablonun sözleşme aşamasında dikkatle kurulması bu yüzden önemli.
Karma sözleşme uygulanabilir mi?
Uygulanıyor. Belirsizliği yüksek kalemler birim fiyata, öngörülebilir kısım götürüye bağlanıyor. İki düzenin sınırının yazılı olması gerekiyor.
Taşeronla hangi tür daha yaygın?
Uygulamada her ikisi de kullanılıyor. İşçilik ağırlıklı işlerde birim fiyat ve adam gün, komple imalat işlerinde götürü bedel daha yaygın.
Fiyat farkı iki türde de veriliyor mu?
Sözleşmede öngörülmüşse veriliyor. Götürü bedelli işlerde fiyat farkı öngörülmemesi daha sık rastlanan durum ve bu, uzun süren işlerde yüklenicinin taşıdığı riski büyütüyor.
Sözleşme türünüz sahadaki belirsizliğe uyuyor mu? İşin kapsamını, sözleşme türünü ve karşılaştığınız sürprizleri paylaşın; maliyet tarafının nasıl izleneceğini gösterelim.





