YERALTI

Yerin altında kimin nerede olduğu, tahmine bırakılamaz.

Ocakta kim nerede

Vardiya başında kaç kişinin indiğini biliyorsunuz. Çıkışta kaç kişinin çıktığını da biliyorsunuz.

Arada kalan sekiz saatte kimin nerede olduğunu bilmiyorsunuz.

Yeraltında GPS çalışmıyor. Telsiz her noktaya ulaşmıyor, ulaştığında da kayıt bırakmıyor. Vardiya amiri kimin hangi ayakta olduğunu kafasında tutuyor, ekip yer değiştirdiğinde bu bilgi güncellenmiyor.

Normal günlerde bu idare ediliyor. Sorun, işlerin ters gittiği anda başlıyor.

Bir göçükte ya da gaz olayında arama kurtarma ekibinin ilk sorusu şu oluyor: kaç kişi içeride ve nerede? Bu sorunun cevabı vardiya çizelgesinden çıkıyor, ki çizelge kimin ocakta olduğunu söyler, nerede olduğunu söylemez. Ekip tüneli baştan tarayarak ilerliyor. Her dakika, ulaşılamayan insanın aleyhine işliyor.

Tahliyede de aynı belirsizlik var. Toplanma noktasında sayım tutmuyor, eksik çıkan kişi gerçekten aşağıda mı kaldı yoksa sayımda mı atlandı, kimse emin olamıyor.

Yalnız çalışan riski yeraltında ayrı bir başlık. Bakım, nakliye ve kontrol görevleri çoğu zaman tek kişilik. O kişi düşerse ya da sıkışırsa, bir sonraki temas kurulana kadar kimse bilmiyor.

Bir de yasak bölge meselesi var. Tahkimatı tamamlanmamış bir ayağa, kapatılmış bir galeriye ya da patlatma alanına girildiği çoğunlukla sonradan öğreniliyor.

Bu sistem zaten yasal zorunluluk

Yeraltı maden ocaklarında personel takip sistemi kurmak tercih değil, mevzuat gereği.

Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, Ek-1 madde 1.1.6:

“Ayrıca, yeraltı maden ocaklarında, yeraltında çalışacakların giriş-çıkışlarının ve bulundukları yerlerin her an doğru bir şekilde yerüstünde takip edilebileceği bir sistem kurulur. Bu sistemde kullanılan ekipmanlar, kablolar ve tamamlayıcı unsurların yeraltında yaşanan göçük, su baskını, patlama, yangın gibi acil hallere karşı korumalı olması ve bu hallerde de çalışabilir durumda olması sağlanır. Sistem tarafından tutulan kayıtlar en az bir yıl süreyle saklanır.”

Bu hüküm 10 Mart 2015’te yönetmeliğe eklendi ve Geçici Madde 3 uyarınca 1 Ocak 2017’de yürürlüğe girdi.

Maddede üç ayrı yükümlülük var ve üçü de sistem seçimini doğrudan belirliyor:

Birincisi, giriş-çıkış kaydı yetmiyor. Metin “bulundukları yerlerin her an” takip edilmesini istiyor. Kartlı geçiş sistemi bu şartı karşılamıyor.

İkincisi, sistemin göçük, su baskını, patlama ve yangın hallerine karşı korumalı olması ve bu hallerde de çalışabilir durumda kalması gerekiyor. Yani tek bir kabloya veya tek bir hatta bağlı bir kurulum mevzuata uygun sayılmıyor.

Üçüncüsü, kayıtların en az bir yıl saklanması gerekiyor. Sistemin veri saklama tarafı buna göre yapılandırılmalı.

Aynı yönetmelik hayat hattı zorunluluğunu da (Ek-3 madde 18) aynı tarihte yürürlüğe soktu. Kömür ve türevleri dışındaki yeraltı işyerlerinde sığınma odası da ayrıca zorunlu.

Sistem aşağıda da çalışıyor

Personele tag veriliyor, galerilere sabit alıcılar monte ediliyor. Merkezde ocağın planı üzerinde kimin nerede olduğu canlı görünüyor.

Düşme ve hareketsizlik otomatik alarm üretiyor. Kişinin butona basacak durumda olması gerekmiyor; ciddi olayların çoğunda zaten değildir. Panik butonu da var, ama onu son çare olarak konumlandırıyoruz.

Yasak bölgeye girildiği anda hem kişinin üzerindeki tag hem merkez uyarıyor. Tahkimatsız ayak, kapatılmış galeri ve patlatma alanı için ayrı kurallar tanımlanabiliyor.

Araç ve insan yaklaştığında iki taraf da anında ikaz alıyor. Dar galeride yükleyici ile yaya arasındaki mesafe hızla kapandığı için bu uyarının gecikmesiz olması gerekiyor; uyarı cihazlar arasında doğrudan gidiyor, merkeze gidip dönmeyi beklemiyor.

Tahliyede liste kendiliğinden çıkıyor. Kim toplanma noktasına ulaştı, kim ulaşmadı, ulaşmayanın en son hangi bölgede görüldüğü. Arama ekibi tüneli baştan taramak yerine doğrudan o bölgeye gidiyor.

Vardiya giriş çıkış sayımı da otomatik tutuluyor, elle yazılan listeye bağlı kalmıyor.

Tünel, kurulumların en zoru

Bunu açıkça söyleyelim: yeraltı, konum takip sistemleri için en zorlu ortam. Fabrikada sorunsuz çalışan bir kurulum ocakta aynı sonucu vermiyor.

Sebepleri belli. Galeriler viraj yapıyor ve kaya duvarları sinyalin önünü kesiyor. Yoğun toz ve yüksek nem bazı teknolojilerin performansını düşürüyor. Ağır makineler ve elektrikli ekipman sinyal kalitesini bozuyor. Kaya yüzeylerinden yansıyan sinyaller ölçümü şaşırtıyor. Şarj imkânı sınırlı olduğu için uzun pil ömrü zorunlu hale geliyor.

Bu koşullarda sinyal gücüne bakarak mesafe tahmin eden sistemler yanılıyor. Biz de bu yüzden ocak kurulumlarında zaman tabanlı ölçüm yapan teknolojiyi tercih ediyoruz; toz, nem ve yansıma karşısında güvenilir sonuç veren yaklaşım bu.

Kurulum planı da fabrikadan farklı çıkıyor. Galeri doğrusal ilerlediği için alıcı yerleşimi açık plan bir tesise göre çok daha sık oluyor. Kaç alıcı gerektiği ocağın uzunluğuna değil, galerilerin geometrisine bağlı; bu hesabı maden planınız üzerinden çıkarıyoruz.

Göçük anında sistem susmamalı

Acil durum, altyapının en çok zarar gördüğü an. Göçük kabloyu kopartıyor, patlama cihazı düşürüyor, elektrik kesintisi beslemeyi durduruyor.

Tam da o anda konum verisine en çok ihtiyaç duyuluyor.

Bu yüzden sistemi tek bir bağlantıya bağlı kurmuyoruz. Birincil hat kesildiğinde yedek katman devreye giriyor ve bölge seviyesinde konum takibi ile durum bildirimi sürüyor. Personel toplanma noktasına ulaştığında sayım yine çıkıyor.

Tag’in kendi pili de birincil altyapıdan bağımsız çalışıyor. Ocakta besleme kesilse bile cihaz susmuyor.

Bunu bir özellik listesi maddesi olarak değil, sistemin varlık sebebi olarak görüyoruz. Her şey yolundayken çalışan bir takip sistemi, ocakta işe yaramaz. Zaten mevzuat da tam olarak bunu istiyor: sistemin göçük, su baskını, patlama ve yangın hallerinde çalışabilir durumda kalması gerekiyor. Tek hatlı bir kurulum bu şartı sağlamıyor.

Ocağa özel çıkan istekler

Yeraltı kurulumlarında standart donanım çoğu zaman yetmiyor.

Kasa dayanıklılığı farklı olmak zorunda. Baret montajı, kafa lambası ile birlikte çalışma, eldivenle kullanılabilen buton, tozlu ortamda okunabilen gösterge; bunların hepsi ayrı ayrı konuşuluyor. Patlayıcı ortam sertifikasyonu gerekiyorsa kapsam belirlenirken netleştiriliyor.

Tag ve alıcıların elektronik tasarımı, gömülü yazılımı ve merkezi yazılımı bizden çıktığı için bu isteklere cevap verebiliyoruz. Yurt dışından hazır donanım getirip satan bir tedarikçi, ocağınıza özel bir şey gerektiğinde “bizde bu model yok” demek zorunda kalıyor.

Donanım tarafımız: Elektronik & Gömülü Sistemler · Cihaz detayı: Codigno Tag Pro · Genel personel takibi: Personel Konum Takip Sistemi

Yeraltı dışındaki kurulumlar ve sistemin bütünü: Gerçek Zamanlı Konum Takip Sistemi · Sanayide dijitalleşmenin genel resmi: Endüstri 4.0 ve Dijital Sanayi Nedir

Sık sorulan sorular

Kaç kilometrelik ocakta çalışır?

Uzunluk sınırı yok, ölçek meselesi. Uzun galerilerde alıcı sayısı artıyor, sistem ona göre boyutlandırılıyor. Maden planınızı gönderin, hesabı çıkaralım.

Patlayıcı ortam sertifikası var mı?

Sertifikasyon ihtiyacı ocağın sınıflandırmasına göre değişiyor. Grizu riski taşıyan kömür ocaklarında Ex sertifikalı ekipman zorunlu; metal ve endüstriyel hammadde ocaklarında koşullar farklı. Bunu peşinen “var” diye geçiştirmiyoruz, ocağınızın sınıfına göre değerlendirip net cevap veriyoruz.

Kayıtları ne kadar saklamamız gerekiyor?

Mevzuat en az bir yıl istiyor. Sistem bu süreyi karşılayacak şekilde yapılandırılıyor; daha uzun saklama gerekiyorsa o da tanımlanabiliyor.

Kartlı geçiş sistemimiz var, mevzuatı karşılamıyor mu?

Karşılamıyor. Yönetmelik giriş-çıkışın yanı sıra “bulundukları yerlerin her an” takip edilmesini istiyor. Kartlı geçiş kapıdan geçildiğini kaydeder, ocak içindeki konumu vermez.

Mevcut haberleşme altyapımızla birlikte çalışır mı?

Ocakta kurulu bir haberleşme veya izleme altyapısı varsa entegrasyon değerlendiriliyor. Sistem kendi başına da çalışıyor, mevcut yapıya da bağlanabiliyor.

Pil ne sıklıkla değişiyor?

Ocak kullanımında pil ömrü kritik olduğu için tag’ler uzun ömür gözetilerek yapılandırılıyor. Kullanım moduna göre 1-2 yıldan 5 yılın üzerine kadar çıkıyor. Pil sahada eldivenle değişiyor, seviyesi merkeze raporlanıyor.

Tozlu ve nemli ortamda cihazlar bozulmaz mı?

Kasa ve koruma sınıfı ocak koşullarına göre belirleniyor. Standart bir ofis tag’i buraya konmuyor.

Önce bir galeride deneyebilir miyiz?

Önerdiğimiz yol zaten bu. Tek bir galeride prototip kurulum yapıp saha testi ile doğrulamak, en baştan ocak geneline girmekten hem ucuz hem güvenli. Yeraltında katalog rakamı sahada birebir çıkmıyor, bunu test etmeden yaygınlaştırmıyoruz.

Personel bunu gözetleme olarak görür mü?

Yeraltında bu tartışma yerüstüne göre daha kolay ilerliyor, çünkü sistemin amacı doğrudan can güvenliği. Yine de hangi verinin tutulduğu ve kimin görebildiği baştan net anlatılmalı. Kişisel veri tarafı için: Personel Konum Takip Sistemi

Ocağınızın planı üzerinden başlayalım.

Galeri yerleşiminizi paylaşın; kaç alıcı gerektiğini, hangi bölgelerde hangi hassasiyetin mümkün olduğunu ve bütçe aralığını çıkaralım.

Keşif Görüşmesi Talep Edin